Son zamanlarda kadına şiddet vakaları,kadın cinayetleri ve tecavüzlerindeki artış bugün tüm türkiye'nin üzülerek kabul ettiği bir gerçek. Bunların yanında kadına doğum sayısı,şekli,kürtaj vs. gibi konularda yapılan toplumsal baskı aşikardır.Bu da izlenilen siyasetle paralel gerçekleşmektedir. Birçok kadın bu anlayışın siyasi boyutuyla değil ne yazık ki toplumsal boyutuyla karşı karşıya gelmekte. Türkiye'de zaten yeterince zor olan kadınlık artık giderek daha da zorlaşmakta. siyasetçilerin ve toplumun bu münasebetsiz ve çirkin ahlak anlayışı(!) günümüz kadınlarına baskı uygulamaktadır.
RTE Dilşad Aktaş hakkında "Bir tane kız mıdır kadın mıdır bilemem.." demişti ve o dönem çok konuşulmuştu.
Ayhan Sefer Üstün Akp milletvekili insan hakları komisyonu başkanı "Tecavüzcü kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum." diyerek akıllara durgunluk vermişti.
"Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor." demişti bir akp meclis üyesi
Süleyman Demirci Ordu Ünyede Ak Parti yönetiminde Tanıtım ve Medya Başkanı "Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya kiralıktır" diyerek şok etkisi yaratmıştı. Sonunda özür dileyerek istifa etmişti.
Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı, çözüm olarak "ikinci eşlerini Doğu'dan alsınlar" diyerek şaşırtmıştı.
Bunun gibi birçok olaya,söze şahit olduk. Malum son zamanlarda gündem ne zaman değişse söz illa bir kadın düşmanına gelir ve günlerce konuşulur.2013 türkiyesinde kadın düşmanı bir siyaset izlemenin gerekçesi ne olabilir bilemiyorum.
Sözde 8 mart kutlamaları sadece göz boyuyor ama türk kadınının günümüz türkiyesinden beklentisi belli. Yobaz kafalar artık örtülü veya örtüsüz,kadın,kız,bayan,yaşlı,genç,çocuk,dul,bekar,evli,laz,kürt,akpli veya değil bütün kadınlardan elini çeksin!