senelik izin geldi, boş duracağıma dişlere gireyim dedim, benle yaşıtlar neredeyse. uzun zamandır arıza yapan dişim için gittim, doktor görür görmez, bunu çekelim aga dedi. ben de tahmin ediyordum çekileceğini ama yine de bir hüzün kapladı, boru değil en az 35 yaşında. şu sözlükteki ergenlerin alayının abisi yaşta.
neyse efendim dip bucak girdik işte, doktor sağ olsun tozunu aldı dişlerin, kontrol etti, köprü olacak dişi belirledi falan, morfin etkisini gösterdi hafiften sol tarafım burnuma kadar uyuştu, kerpeteni çıkardı, neler oluyor derken dişim kerpetenin ucunda kanıktırmaya başladı doktor ama morfin etkisini göstermemiş olacak ki ağrımaya başladı, sağa sola çekiştiriyor ama bir ağrı var öyle böyle değil, sedyeyi öyle tutmuşum ki onunla ayağa kalktım o derece ağrıdı. doktor böyle olmaz, serbest bırak falan yoksa ameliyat girer işin içine hoş olmaz dedi. tesadüf bu ya galatasaray tişörtümle gittim, böyle böğrümde dana kadar arma var, doktor da defansa takviye şart falan deyince yürüdüm ben oradan. sonra aynı dişe üç tane daha morfin yaptı, bu sefer kulağıma kadar sol tarafım uyuştu, kes o kısmı servis et önüme kuzu böbreği diye yerim o derece hissizim. neyse kerpeteni bir daha dayadı, plajda uzanır gibi uzanıyorum, akşam oynanacak napoli maçında tam kadro mu çıkarız, bunları düşünürken doktor geçmiş olsun tamam o iş dedi. adam beş defa morfin vurdu at devrilir o morfine ama benim diş gitmek istemiyor aga, altın sarısı olmuş kan kırmızı birleşince yüreğimde atan renklerle özdeşleşti.