Ortadoğu'ya gökten düşen haçlıların islam Dünyası'na yaşattığı zulmü bitirmek için birlik olması gerektiğini bundan 900 yıl önce kavramış güzel insandır. Milliyetçiliğinin baş harfinin bile telaffuz edilmediği bir devirde islam için yaşamış bir sultanın etnik kimliğini bugün sorgulamak ise hastalıklı bir yaklaşımdır. Hele de bugün vücuda gelse Türk, Kürt , Arap, Fars demeden topumuzun suratına ifrazatı yapıştıracağı gibi bir gerçek ortadayken...
(Bkz:Saladin)
Batılılar kendi tarihlerinde Hıttin Muharebesi ve Kudüs'ü fethetmesi sebebiyle Saladin'i Haçlı Seferleri'nin onurlu yiğit düşmanı profiline oturtmuşlardır.Çünkü koskoca Papalık onca seferden sonra şapa oturup Kudüs'ten sonra birbiri ardına düşen kalelerden sonra Ortadoğu'dan defedilmelerindeki devasa başarısızlığı bir anlamda düşmanı yücelterek hafifletebilirdi. Ne var ki batının bu yaklaşımı ne Selahaddin'in şanını gölgeler ne de Haçlıların başarısızlığını örtebilir.Selahaddin döneminin diğer islami liderlerine göre daha teşkilatçı, islam coğrafyasını organize bir şekilde hedefe yönlendirerek seneler sonra ancak Kudüs'ün fethinden sonra tebessüm etmiş şarkın büyük sultanlarındandır.
Başlığın altını 900 yıl önce Tikrit'te doğmuş birinin anası babası şudur geyiğiyle doldurmaktan ziyade düşünceye odaklanmak gereklidir.Selahaddin olmak hangi anadan babadan doğmuş olmak değil, bu coğrafyanın yüzlerce yıllık birliğini sükût içerisinde devam ettirmek, dün Haçlı bugün emperyalizme karşı bir olmak demektir.Bir olmayıp alet olursan da ortada bir tane haçlı askeri yokken ve sen hangimizn dedesi Selahaddin diye bakarken Mescid-i Aksa ya silahların altında girmeye de, Bağdat''ın bombalanmasına da, Şam'ın yanmasına da razısındır azizim.