abdullah gül

entry1934 galeri video9
    186.
  1. türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı adayı (mı?).

    29 yaşında iken 14 yaşındaki kızla nişanlanıp, kız 15 yaşını doldurduktan 3 (üç) gün sonra evlenen yurdum ortalaması. yurdumun ortalama algısında bu işler normal olduğu için yurdum ortalaması evet.

    refahyol dönemindeki bakanlığı sırasında, görevi ile ilgili olmayan şahsi harcamalarını devletin bankasına ödettirdiği gerekçesiyle mahkum olmuş ve bu mahkumiyet yargıtay ilgili dairesinin oybirliğiyle aldığı kararla onanıp kesinleştikten sonra da davaya konu parayı ödemiş devlet adamı. daha sonraları (aday olunca) bir bürokrat çıktı ortaya. yok abdullah gül'ün haberi yokmuş da, harcamaları o yapmış da, usulüne uygunmuş da avukatlar görevlerini yapmamışlar da bla bla. bu kadar ciddi bir konuda mahkeme yetersiz incelemeyle karar verecek yani. ama şu bir gerçek. yazalım: "görevi ile ilgili olmayan şahsi harcamalarını devletin bankasına ödettirmekten mahkum"

    mütesettir refikasını, üniversite önüne kayda gönderip, türban nedeniyle o kayıt yapılamayınca türkiye cumhuriyetini avrupa insan hakları mahkemesi'nde dava ettiren devlet adamı. "gönderen ve ettiren" diyorum. çünkü bunlarda kadının özgür iradesi ile bir şey yapması pek sözkonusu değildir. kocalarına tabidir kadınlar. şimdi şöyle bir durum var. insan hakları mahkemesine başvurmak her vatandaşın hakkıdır. kimse kimseyi devletini o mahkemeye şikayet etti diye suçlayamaz. bu hakkı zaten devlet kendisi veriyor uluslararası sözleşmeler ile. ancak bakan olunca, bir de davanın kaybedilme sürecine girdiği anlaşılınca cinlik yapıp davayı geri çekmek de bir alicengiz oyunudur. e işte ne kadar eğitim alınırsa alınsın taşra politikacısı işgüzarlığının tezahürü.

    22 temmuz seçimleri öncesi meydanlarda esip gürleyip, kitleleri gaza getiren bir hatip. gaza gelen kitle cumhurbaşkanını yuhalamaya başlayınca da üst insan pozlarında "yuhalamayın" demesi de ayrı bir pişkinlik. ajite et, kıvama getir, sonra da "durun yuhalamayın" de. hele bu süreçte bir samimiyetsizlik daha sırıttı perde arkasından. biliyorsunuz bir 367 tartışması vardı. muhteremin cumhurbaşkanı olması ilk tur oylamada 367 kişinin genel kurulda olması gerektiği gerekçesi ile anayasa mahkemesi tarafından engellendi. şimdi tamam karar siyasidir, hukukidir tartışılır. meydanlarda kararı doğru bulmadığını da söyleyip eleştirebilir. hakkıdır. ama başka bir gözbağcılığa saptı. bir sürü miting görüntüsünde gördükçe "bir insan nasıl bu kadar saptırabilir" diye dumur oldum. yok zatı alileri ahmet necdet sezer'den daha çok oy almışmış ilk turda. iyi de konu az oy alma çok oy alma meselesi değildi ki. ilk tura katılım sayısı tartışma konusu. ahmet necdet sezer'in seçiminde ilk tura 500 küsür milletvekili katılmıştı. ahmet necdet sezer de 330 oy falan almıştı. ki hiç oy almasa bile 367 koşulu yine sağlanıyordu. işte tutup da "ben ahmet necdet sezer'den daha çok oy aldımmm" diye meydanlarda ünlemek samimiyetsiz. e tabi kitlesini biliyor. düzeyleri belli. o ne derse desin ayet belleyecek o niteliksiz kara kalabalıklar ve "şak şak şak"

    neyse. hayırlı olsun vatana millete.
    4 ...