ilk defa büyük şehir görmek

entry1 galeri
    1.
  1. Vurgun yemekle eşdeğer durumdur.
    21 yaşındayım ve hayatımda ilk defa sakin bir kasabadan büyük bir şehre gelmişim. Bu zamana kadar hep bir heyecan olmasını bekledim. Ne bileyim kalbim hızlı çarpsın , mutlu olayım falan istedim ama olmadı.
    Onun yerine bencil oldum. Metrobüste 2 durak sonra inecek olsam bile bir koltuk kapabilmek için koşa koşa binmeyi öğrendim. Anlayamadım da şu gereksiz aceleyi.
    insanlar sürekli çalışıyor. Hep çalışıyor. Binalar yükseldikçe insanlar alaşşağılaşıyor , şehirler büyüdükçe insanların kendi küçük cehennemi de büyüyor. Arabalar sayıca çok fazla ama insanlık için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

    Bizim yaşadığımız yerlerde bir dostunuzla , akranınızla gidip bir yerlerde bir çay içtiğiniz zaman cebinde kimin parası varsa o öder. Ve bu gerçekten hiç problem olmaz.
    Burada oluyor.

    Bizim yaşadığımız yerlerde sabah kahvaltılarına ekmek ve kahvaltılık fazladan alınır. 3. Bir kişi her zaman çağırılır. Yoldan geçen birini davet edersiniz , o da sizi kırmaz gelir. Bu durum gerçekten hem misafir tarafından hem de ev sahibi tarafından hiç problem edilmez.
    Burada ediliyor.
    Birine uzattığınız bisküviyi almadan önce 40 tane tilki dolandırıyor insanlar kafalarında.

    En kötüsü ne biliyor musunuz ?
    insanlar her sabah işe gidip , her öğlen yemek yiyerek kendilerini modern , daha fazla hesap ödeyerek zengin , eve daha geç dönerek kendilerini sosyete zannediyorlar. insanlar kendilerini çok güvende hissediyorlar ama insanın en tehlikede olduğu an kendini en güvende hissettiği andır.

    Anlattığım iyi şeylerin hiçbiri olmadı .

    Ne oldu anlatayım.

    Zincirlikuyu'dan abimin etilerdeki evine gidebileceğimi öğrendim.

    Bi metrobüs gördüm ve şöföre ;

    - Güvercin durağından geçer mi ? Dedim.
    - Bilmiyorum ki . Dedi.
    - Kime sorsak acaba..
    0 ...