evrime inanmayıp kurdun insan doğurduğuna inanan

entry14 galeri
    7.
  1. bu iki farklı kavramı ve arasındaki ilişkiyi eleştiri argümanı haline getirmek için verilen iki kavramın da özelliklerine bakalım:

    --destan--

    Anonim olup halkın ortak belleğinin ürünüdür.
    Belli bir ulusun özelliklerini yansıtır.
    Genellikle manzum, yani şiir şeklindedir.
    Günümüze nesir hâlinde ulaşmıştır.
    Tarihî ve sosyal olaylardan doğar, beslenir.
    Destanlarda olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir.
    Toplumun hafızasında iz bırakmış önemli olayları anlatır.
    Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahip olabilir.
    Genellikle, yiğitlik, aşk, dostluk, ölüm ve yurt sevgisi gibi temalar işlenir.
    Coşkulu bir söyleyişi vardır.
    --alıntı--

    kimse de "tanrı yok ki. o zaman biz kurttan türemişiz. gelin, artık materyalist, ateist olmamıza kılıf uyduralım." diyip destanları inançsızlığı için kullanmaz.

    ama evrim? "yaratıcının olmadığını, her şeyin tesadüfen oluştuğunu, yaratma sanatının olmadığını ve her şeyin ama her şeyin bilinçsizce kendi kendine oluştuğu" gibi bir anlayışa sahip. bir nevi, ateistlerin "yaratıcı yoksa, e biz de mükemmel oluşmuş bir evrende, mükemmel bir yapıda yaşıyorsak, bunun nasıl bir açıklaması olabilir?" sorusuna ve çıkmazına bilimsel bir kılıf olmuştur.
    ama gelin görün ki hala "evrim teorisi" diyoruz, hala teori...

    not: "evrim" ve "tanrı" kavramı arasındaki ilişkiyi, evrimi deli gibi savunanların arasında en çok ateistlerin bulunmasıyla anlayabilirsiniz. zaten, ben size "ateizm, evrimle doğdu." demiyorum. zamanla, ateistliğinizi perçinleyecek, buna en mantıklı(?) dayanak olarak göstereceğiniz bir kılıf ortaya çıktı diyorum.
    0 ...