standartları yoktur. doğruları bile duruma göre değişkenlik gösterir.
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül: "Irak savaşında ABD, incirlik'i kullandı ve buradan 4 bin 990 sorti gerçekleştirdi."
Sonuç: abd ırak'ta
2 milyona yakın insanı katlederken,
50 bine yakın kadına tecavüz ederken,
Camiler, türbeler bombalanırken,
işkenceler, gasplar ve daha neler neler olurken biz abd'ye yardımcı olduk. http://www.yenimesaj.com....irak-sorusu/bayram-coskun
hatta vicdanlı milletvekilleri olmasaydı. birkaç milyar usd nin pazarlığını yapanlar sayesinde bizzat savaşa girecektik.
bugün gelinen noktada bazıları "esed halka zulmediyor" diye söyleniyor. zulmün her türlüsünü karşıyız. ama esed halka zulmetmesin diye oraya terör ihraç edilmesine, teröristlere yardım yapılmasına, türkiye'nin adının "teröristlerin hamisi devlet" olarak anılmasına da karşıyız. bugün esed halka zulm ediyor diyenler nedense kendi yolladıkları teröristlerin yaptıklarından bahsetmiyorlar!
demek ki neymiş abd / ya da türkiye destekli teröristler bir ülkenin anasını sikerse sorun yok ama esed yaparsa tu kaka!
adaletinizi sikeyim sizin!
yeni mesaj'dan bayram coşkun'un fıkrasını paylaşayım.
----- alıntı -----
Kasabalılar, Nasreddin Hoca'ya Kadı'dan yakınmışlar: "Kadı efendi çok menfaatçi bir adam. Aynı suça bazen beraat, bazen de çok ağır ceza veriyor. Hak hukuk tanımıyor, nereden menfaati varsa o taraftan oluyor. Bundan nasıl kurtuluruz" demişler.
Hoca durumu mülki amirlere bildirmişse de, onları pek inandıramamış. "Nasıl ispat edersin?" demişler.
Hocamız, Kadı efendinin tanımadığı bir müfettişin kendisine gönderilmesini ve beraberce Kadı'yı ziyaret etmelerinin yeterli olacağını mülki amire, (vali'ye) anlatmış. Kabul etmişler.
Kararlaştırılan günde müfettiş bey kasabaya, Nasreddin Hoca'nın konuğu olarak gelmiş. Kimliğini gizli tutarak, kasaba eşrafından beş altı kişiyle beraber kadı efendiyi ziyarete gitmişler.
Hoş beşten sonra, Hoca, Kadı efendiye: "Efendi" demiş. "Kırda sığırlar yayılırken bir alaca inek, "sanırım sizinki" bizim ineği karnından boynuzlayıp öldürmüş.
"Bunda sahibinin ne kabahati var?" demiş Kadı, "Hayvandan kan davası edilmez."
Hoca sözünü değiştirmiş: "Yok yok yanlış söyledim, bizim inek sizinkini öldürmüş!"
Bunu duyan Kadı efendi hızla yerinden kalkıp, raftaki kanun kitabına uzanırken; "Haa mesele şimdi çatallaştı, bakalım kara kaplı kitap ne diyor?" demiş.
----- alıntı ----- http://www.yenimesaj.com....e-bir-fikra/bayram-coskun