modern toplumu ve bu toplumu oluşturan etkenleri ele alıyor gündüz abimiz bu kitapta. aslında genel itibari ile cehenneme övgü gibi bir kitapla beklentileri yükseltmiş olmasaydı gayet de güzel bir kitap olabilirdi cennetin dibi ama cehenneme övgü ile yükselmiş olan beklenti eşliğinde okumaya kalkışırsanız "vasat" demek için dahi fazla kötü kalacaktır kitap.
bana sorarsanız gündüz abinin kitaplarını, çerez niyetine okumak en güzelidir derim. böyle hani kafanızda türlü düşünce, olmadık hayallere karışmış haldeyken ve ağır bir romanın sayfalarını çevirebilecek o cesareti kendinizde bulamadığınız zamanlarda açıp okuyun bu adamın kitaplarını ve o zaman bakın nasıl da dikkatinizi bambaşka şeylere nasıl çekip de sizin için bir kurtarıcı olma görevini üstleniyor o kitaplar.
cennetin dibi de böyleydi işte. hani kitapta hiçbir medya patronunun dahi medya üzerinde sahip olamayacağı etkiye reklam müdürlerinin sahip olabildikleri gerçeği acıdır ama gerçektir de. düşünsenize bir reklamcı basın mensubu daha yakın geçmişte "hayyam garipoğlu" ile olan ticari ilişkilerine paralel olarak "cem garipoğlu'nu aklama" veya yaptığı vahşeti küçümseme kampanyasına girişmedi mi? örneği biraz daha büyütüp, perspektifi genişletince anlaşılıyor acı gerçek.
kitaptaki çelik ve duygu hadisesi ise toplumsal ahlakın ve kültürün sevki noktasında ortaya çıkabilecek sıkıntılar üzerine bir manifesto gibi resmen.