içimdeki deliler

entry102 galeri video1
    97.
  1. hanginizin fikriydi bu kitabı almak? aklınızı sikeyim derdim ama nafile olacak korkarım, demiyorum.

    ben kendi aklımı sikeyim. neden tutuluyor böyle zaman zaman ve neden kuruyor dilim, dimağım böylesine.

    yapış yapış bu yaz akşamları için birinizin, o elemanla konuşması lazım. işler, iyice rayından çıkacak yoksa. öksürüp tüküreceğim ve yapışacak bıyıklarıma bir parça kan pıhtısı. havlu vermeye kalkışanınızı vururum. dilimi değdireceğim kendi kanıma, arada bir iyi gelir hem.

    yazılmış onca kitap var ve oncasını da alıp okumak mümkünken neden gidip de onu aldırıyorsun lan sen bana? şimdi, okuduğum her sayfayı kopartıp da yakmam gerekecek. iyice kendinize benzettiniz beni de anlaşılan bu yapış yapış temmuz gecesi.

    sen söyle ulan! insanın, kitap okurken eli titrer mi? benim titriyor şimdi. cesaretimi toplayamıyorum resmen. birinin daha, tek bir kişinin daha tıpkı benim yaşadıklarım gibi yaşamış olmasını istemiyorum tüm bu şeyleri. kabul edemiyorum sanki, tahammül edemiyorum keza, tahmin edemiyorum ne kadar daha. ama olmuş işte... sanırım artık bir yazarı daha eklemenin vakti gelmiş olmalı, ekliyorum gene elim titreye titreye. ama eskidendi bu coğrafyada yazarların öldürüldüğü günler. belki bir fırsatını bulsalar şimdikileri de öldürecekler ama benim en çok üzüldüğümdür fötr şapkalı, gözlüklü ve pipolu yazarın ölümü. güzel düşünürmüş çünkü anladığım kadarıyla.

    hadi şimdi ıslık çalsın biriniz, ötekiniz de kalkıp şu yeni gitarımı getirsin. tarihten aklımda kalan üç beş akor varsa onları tıngırdayalım. en sevdiğimdir la minör. ne çok incedir kırılacak kadar, ne de çok sert gelmiştir hep kıracak kadar. ortasını bulamamış bir adamın orta hali gibidir.

    penim parmaklarım, sizin kafataslarınız nasır tutana kadar şarkılar çalacağız bu gece. kimse duymadan söyleyeceğiz en bilindik şarkılarımızı ve sonra güneş doğmasına yakın hep beraber melodik isyanlar çıkartacağız bu şehirde. tenimiz kanayacak ve elimize hiç bir şey geçmeyecek sonunda. ben alışkınım, siz de alışsanız iyi edersiniz.

    bundan sonra her denk gelişimiz aynı resmi törenin gölgesinde kalacak çünkü. bir seremoni yankılanacak gecenin tenha göğünde ve kırlangıçlar, artık başka coğrafyaların yeşilinde ötüşecekler, ölecekler belki.

    hanginiz tutuşturdu elime şu kitabı? onu bir yakalarsam çok, çok kötü şeyler olacak benden söylemesi.

    söyleyin ona, artık uzağımda dursun. istemiyorum çünkü artık sattığı her neyse. gidip, ötede satsın. benim, yeterince hikâyem var, ellerim titreye titreye yazdığım ve yeni bir hikâye için sanırım yeterince cesaretim dahi yok.

    söyleyin ona, artık istediği şarkıyı ve istediği gibi dinlesin. hem iyi olması önemli benim için ve çünkü önemsiyorum bunu. aslında önemsediğim az şeyden birisidir bu. ama söyleyin, artık sattığı her neyse istemiyorum.

    tıkabasa var bende çünkü, artık sattığı her neyse.
    0 ...