birinci sınıfa başladığında lisedeki sayısal derslerin tekrarını aldığını görünce "mühendislik dedikleri de bu muymuş?" diye küçümseme havalarına giren öğrencidir. ortalama yapma havalarına girer, belki çift anadal yaparım falan diye aklından geçirir.
derken ikinci sınıfa gelinir. "ya biraz zorluyormuş bu dersler." demeye başlar bu sefer. bir önceki yıl olduğu gibi paso gezerek işin içinden sıyrılamayacağını kavrar kısa sürede. hafif hafif kasışlara başlar.bu arada ortalama yapmanın da zor birşey olduğunu öğrenmiştir.
üçüncü sınıfta hayatın acı tokadıyla karşılaşır sonunda. boş geçirdiği zamanlar onun için haramdır artık. ama çalışır çalışır yine de olmaz. kafayı yeme noktalarına gelmiştir artık. bölümdaşlarından başka kimse onun halinden anlayamaz. ne ortalaması canım, bari iki üç dersten kalayım da az hasarla atlatayım diye dua eder. hiçbir hoca acımaz, bindiren bindirenedir. o yıl baya bir yaşlanır.
dördüncü sınıfta artık tek hedef okulu bitirebilmektir. çünkü üçüncü sınıftan kalan derslerin de bindirmeleriyle bir hayli yoğunluk ve zorluk vardır. bunların üstüne bir de bitirme projesi vardır. her anı gerilimle, her anı stresle geçen bir yıldır bu.
beşinci sınıf; öğrenci muhtemelen okulunu uzatacağı için devam edegelen sınıftır.
altıncı sınıf; yorumsuz
yedinci sınıf; son şanstır. bu sınıfta da mezun olunamazsa okul tarafından postalama eylemine maruz kalacaktır.