demokrasi aşkıyla yanan bireylere bir sorum var; dükkanını, şirketini, holdingini yönetirken çaycının fikrinin hiç sordun mu?
e sen faşist misin yani?
şimdi de çaycıları mı aşağılıyorsun demeyin. benim babam taksi şoförü lan. ne haddime benim bir mesleği aşağılamak. birazcık akpli kafasından sıyrılıp, demagoji yapmayıp objektif bakın sorduğum soruya.
bu faşizm ise neden o zaman seçilme hakkında sınırlama var. hadi onu geçtim baraj sistemi neden var? demokrasi aşığı akp niye kaldırmıyor barajı?
bak şimdi bir örnekle açıklayacağım ama kafan yine almayacak elbette, çünkü sen ezber bozamazsın, sen senin ezberini bozacak her şeye kapalısın. işler senin istediğin gibi gittiği sürece de böyle olacak bu ve sen kendini özgürlükçü, demokrat sanacaksın; üstelik daha bu kavramları tanımlayabilmekten bile aciz olduğun halde.
bugün tilkilere sorsan tavuklar özgür olmalı, onlar da bizle eşit şartlarda doğada dolaşmalı der. neden sınırlamalar var ki der. tüm hayvanlar eşittir der. ama işte o düzenin sağlanabilmesi için insan eliyle müdahale edilmiştir, kümesler yapılmıştır, tilkiler yaklaştırılmamıştır bu kümeslere. insan hayatının düzeni için de hukuk vardır. insnaların huzur, barış, refah ve düzen içerisinde yaşayabilmesi için hukuk kuralları vardır, hukuk her şeyin üstündedir ve ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli güncellenir.
edit: devam ediyorum. bir de ezberleri var bu arkadaşların; muhalefet hakkınızı savunamıyor. gel bana bir kanunun nasıl yapıldığını nasıl uygulamaya girdiğini ve muhalefetin bunda ne gibi bir söz hakkı olabileceğini anlat lütfen bekliyorum. gerek baraj sistemi, gereksi günü ihtiyaçları doğrultusunda güncellenemeyen diğer yasalar sayesinde bugün muhaefetin o mecliste hemen hemen hiçbir konuda söz hakkı yoktur.