mağdur ablamız, bacımız falanın da filanı tarzında uzaktan bir tanıdığımızdır ve olay bu derece ayyuka çıkmadan tarafımca zaten bilinmekteydi.
onun için hala kurgu murgu diyen zevatın götüne gezi parkındaki ağaçlar girsin!
*
bildiklerim bununla da sınırlı değil. nişantaşı'nda başörtülü diye "hadi arabistana, arabistana" diyerek laf atılan ve arabası çizilen tanıdık da var portföyde, fatih'te (evet fatih) kafede oturup arkadaşı ile çay içerken baş örtüsü başından alınıp yere çalınan ve tartaklanan tanıdık da...
yazılıyor bunlar bir kenara.
*
hiç bir şekilde şiddet yanlısı bir adam olmadım.
en korktuğum şey her zaman iç savaşa yol açacak şekilde tetiklenen bölücülük oldu.
lakin bilemezsin yan apartmanda kim var, her gün alışveriş yaptığın marketçi kimdir, bindiğin taksici hangi taraftır?
biri bombayı koyar, yolda giderken bıçağı takar ölür gidersin.
ne huzur kalır memlekette ne saadet. hepsi biter.
onun için alevi-sünni, türk-kürt, laik-dindar vs. tarzı her türlü kutuplaşmaya hep endişe ile yaklaştım.
*
ammmaaaa şayet bu tip orospu çocukları kayda değer bir çoğunlukta ise memleketimde, mahallemde, semtimde çıksın abi iç savaş çıkacaksa.
ya onlar beni temizlesin bu memleketten, ya ben onları temizleyeyim. öleceksek de bu uğurda ölelim, belki şehit yazarlar.
hiç olmazsa evlatlarım bu leş puştlarla aynı havayı solumaz.
öyle tiksiniyorum, öyle nefret doluyum ki dua ediyorum Allah'ım beni bunlarla imtihan etme diye.
bunlar bana denk gelmesin orda burda ne olur...
çoluğum var çocuğum var, daha önemlisi müslüman adamım; iki tane leş için hem bu dünyamı hem ahiretimi yakmak istemiyorum.
pişmanlık ve özür : olayın tamamen kurgu olduğu ayyuka çıkmıştır. o bahsedilen "tanıdığımız" da gayet kalabalık bir mekanda kamera kayıtları izlettirilerek itina ile itin götüne sokulmuştur. fakat bu, o ağaçların benim götüme girmesini engellemez, mis gibi girmiştir, girsin de zaten. bu dallamalara itimat edip buraya yazı yazdığım için, okuyanı yanlış yönlendirdiğim için üzgünüm, pişmanım, özür dilerim.