Ada'nın paniğinin arttığını gören makbule "hadi kızlar biraz bana geçelim" dedi. Gözleri ile ada'yı işaret edince Naciye hariç hepsi anladı ama Naciye: "ne güzel oturuyoruz kız işte. niye kalkıyoruz hem ben biraz daha kısır yiyeceğim" dedi.
Ennur: yiye yiye tosun oldun allah'ın cezası. Tabağını da al gel makbule'de devam edersin dedi.
Naciye: çok mu kilo almışım kız? diye sordu.
Gülşen araya girdi "bırak kız şimdi kiloyu. Gel bak geçen bir tezgahtar ile tanıştım sana onu anlatacağım. Biz makbule'ye geçelim ada'da bi kocasına baksın" dedi.
Naciye'yi ada'nın paniğinden çok gülşen'in yeni hikaye anlatacak olması susturmuştu. Tıpış tıpış takip etti grubu. Onların çıkmasıyla ada'nın kendini sokağa atması bir oldu.
Seyir terasının bir kısmına kadar araç çıkar, Kalan kısmı yürüyerek geçmek gerekirdi. Ada koşar adım yoluna devam edince nefes nefese kalmıştı. Kadir'in her zaman oturduğu banka doğru uzaktan baktığında kocasını gördüğü için bir an rahatladı ama kocasına doğru adım attıkça büyük bir sorun olduğunu anladı. Zira kocası büyük bir şişe votkayı sek içiyordu ve şişenin yarısını geçmişti. Arka çaprazdan yaklaştı kocasına, elini omzuna koydu ve "kadirim" dedi. Sesi kısık ve çatallı çıkmıştı. Sanki kendine yabancıydı o ses. Kadir'e de yabancı gelmiş olacak ki yavaşça başını çevirdi. Karısına bakıyordu ama görmüyordu. Ama ada onu gördü. ağlamaktan kanlanmış gözlerinden yaşlar akıyordu. Bakışları donuktu ama. Sanki ağlayan bir put gibiydi. Ada dayanamadı bir yandan banka otururken diğer yandan elleriyle göz yaşını sildi. Kadir'in başını aldı göğsüne yasladı. Sardı kocasını. kadir bu sefer her zamankinden farklı olarak hıçkıra hıçkıra sarsılarak ağlıyordu. Ada ne yapacağını bilmiyordu. Sadece sımsıkı sarıyordu kocasını. Yeterince sıkı sararsa hüznü yok olacakmış gibi sarıyordu. Bir yandan da kocasının 3 şubat haricinde ağlayıp ağlamadığını düşündü. Hiç şahit olmamıştı. Güçlü bir adamdı kadir. Haziran ayında idiler. Nedendi bu ağıt? işte mi bir sorun olmuştu acaba? Aklında türlü sorular olduğu halde sustu ada, sadece kocasını sardı ve sustu.
Kadir bir süre ağladı. Sonra ağıtın şiddeti azaldı, hıçkırıklar kesildi ama yine de gözünde yaşların akmasına engel olamıyordu. Biraz doğrulduğunda ada'nın çok korkmuş olduğunu gördü. Anlatmaya başladı.
----