şen dullar

entry5 galeri
    3.
  1. kurgu hikayenin devamıdır.

    ---------

    Saat 7.30'u geçmişti. Geç kalmıştı kadir. genelde Geç kalmazdı, geç kaldığında ise mutlaka haber verirdi. içinde bir huzursuzluk vardı ada'nın. oturduğu sandalyede rahatsızca kıvanınca gülşen "ne o kız kurtlandın. gelir birazdan seninki Merak etme stajyer kızlarla kırıştırmıyordur!"dedi.

    Ada "yok be abla ondan değil ama geç kaldı. Geç kaldığında haber verirdi. Ayrıca birkaç gündür bir haller var. sabah her zamankinden erken işe gitmeye başladı. Tuhaf bir hali var. her zamankinden daha neşeli. Kuş gibi hafiflemiş sanki" diye cevap verdi.

    Makbule: "merak etme kız bu sefer sana getirecek farklı bir çiçek arıyordur beyaz atlı prens. Hem delinin zoruna bak bırak adam neşeli olsun, benimki gibi mendebur olsa daha mı iyi" dedi.

    Huzursuz ortamı dağıtmak yine gülşen'e kalmıştı "naciye seninki sana en son ne zaman çiçek aldı?"

    naciye başladı saydırmaya: kör olasıca, 10 yıl önce elinde bir saksı ile gelmişti. Ben de sevindim çiçek aldı diye. Meğersem müşterinin biri dükkanda unutmuş. Sonra baktım değişik bir çiçek böyle mor gibi. Ne bu dedim. Güldü. tam da sana layık bir çiçek dedi. Sevincimden uyuyamadım gece. Ertesi gün oldu elimde çiçekle mahalledeki çiçekçiye gittim sordum bunun adı nedir diye. "deve dikeni" demez mi? başımdan kaynar sular döküldü . nemrudun oğlu 40 yılda bir iyi bir şey yapacaktı onun da içine sıçtı. Ondan beri de çiçek görmedim. Allah'ın kasabı bir gün olsun kestiği havanların götüne koyduğu karanfillerden bir tane fazla alıp da bana getirmedi!

    Tekrar kahkahalar sardı salonu. Bu hikayeyi kaçıncı kezdir dinliyorlardı ama naciye'nin hırsla anlatması, anlatırken kocasına saydırması yine de komik geliyordu. gülenlerin gözlerinden yaş geliyordu. ada da çok güldü ama bir yandan da içini kemiren bir şey vardı.

    Ada yine saatine bakınca gülşen konuya girdi "kız arasana bu kadar merak ediyorsan. birazdan gelmezse ararım abla diye cevap verdi ada.
    Söyle bakim Naciye kadir gelip de kısırı görünce ne diyecek ada'ya?" gülşen yine konuyu dağıtmaya çalışıyordu.

    Oradakilerin hepsi kadir'in vereceği cevabı bildiği kadar naciye'nin yine tongaya düşeceğini ve bu cevabı bilemeyeceğini biliyordu. Gülşen oltasını atıyordu yine Naciye bilemeyince güleceklerdi. Tahmin ettikleri gibi oldu.
    Naciye saf saf: "eline sağlık der zaar" dedi.

    Tahmin ettikleri gibi oldu. Gülüşmeler sardı ortalığı. Kadir sevdiği bir yemek oldu mu hem beğendiğini göstermek hem de ada'ya takılmak için "adamsın ada adamsın. Adamın dibisin" der karısını öperdi. Onların bu sıcak aile tablosu şen dullar'ı ısıtırdı.

    Saat 8 olup da gelmeyince gülşen dayanamadı. Ara kız artık dedi. Aramazsan ben arayacağım. Ada tedirgin bir şekilde aradı kadir'i. Telefon birkaç kez çaldıktan sonra açıldı. Sonra birkaç saniye içinde kapandı. Ada'nın rengi attı. Odadaki kadınlar kadir'in ne deyip de ada'nın şeytan görmüş gibi olduğuna meraklandı. "seyir terasında olduğunu söyledi Ama sesi çok kötüydü, ağlıyor gibiydi, içki de içiyor olabilir" dedi panikle ada.

    Odadakiler ada'dan duyduklarına şaşırdı, ada'nın telaşı onlara da geçti sanki. kadir'in ilk akşamdan içmesi, ağlaması, seyir terasında oluyor olması herkes için alışılmadık haberdi. Zira herkes bilirdi kadir'i...

    ---------
    devam edecek...
    0 ...