hayatında topuklu ayakkabı giyemeyen daha doğrusu giyince dengede duramayan biri olarak bu korkumu hiç yenemeyeceğimi düşünüyordum. ama içimde bir umut olacak bir gün diye gittim en güzelinden üç dört çift topuklu ayakkabı aldım. bir akşamda dışarı çıktık yine arkadaşlarla laf muhabbet saat o kadar geç olmuş ki son metronun kuyruğunu gördüm. saat gece bir sindella değilim ki bal kabağı arabaya dönüşsün. ya taksiye bineceksin ya da yürüyeceksin bir saat eve. ayağımdada topuklu ayakkabı gecenin körü ve yalnızım. süper bir üçlü. bu durumda moralimin bozulması gerekiyordu ama tam aksine hiç bozulmadım çünkü bu bir fırsattı. topuklu ayakkabıyla da yürüyebilirim, ben bu korkumu yenebilirim dedim. nasılsa gece çok fazla gören de olmaz diyerek başladım yürümeye, 45 dk sonra evdeydim ve yüüzmde kocaman bir gülümseme bu iş de bu kadar diyerek. artık topukluyla gezme keyfini çıkartıyorum. işi bugün abarttım şantiyeye topukluyla gittim. şantiye dediysek öyle toprak beton değil, ince işler finisyonlar. koştur koştur yorulsamda bugün de başardım.