olmayacak bir devrimin hayali mekanlarıdır. biz gerçek devrimi 79'da tahran'da gördük. orada 10 milyon insan vardı. çünkü devrimleri örgütler değil, halklar yapar. irancı felan değilim, fakat iran'ın taksim olaylarına ilişkin açıklaması çok anlamlı. zira Türkiye'nin iç işlerine karışmayacaklarını söylüyorlar. nitekim ortadoğu'da bütün memleketlerin iç işlerine karışmaya cüret eden Türkiye'ye anlamlı bir mesaj olmuş.
taksim'e gelirsek, bir kısım eylemciler, taksimden başlayarak memleketi savaş alanına çevirdiler. büyük bir kısmı anarşist. tabii hükümet de sorunlu. bir takım eylemciler millete, esnafa, çevreye, polise felan zarar vermeseler iyiydi. eylemcilerin homojen bir yapısı yok. her türlüsü var anlayacağınız.
gerçi yine iyi oldu. hükümete karşı ciddi bir muhalefet oluştu. hükümetin istikbarına karşı muhalefet eksikliği var türkiye'de. bir kısım islamcılar -hatta bunlar arasında 28 şubat'ta filan rejimin zulmüne maruz kalanlar var- son on yılda iktidardan nasiplenince, çizgilerinden kaydılar. koltuk/makam onları bozdu. açıkçası kibirlendiler.
muhalefet devam etsin istiyoruz tabi, ama nitelikli, derinlikli ve hedefleri olan bir muhalefet. sol cenahlara bir yakınlığım yok, lakin küçük dağları yarattığını zanneden mevcut hükümetin zihinsel konformizmine de kurşun atmak lazım gelir. gönül ister ki islami kesimlerden ciddi muhalefetler oluşsun. ne yazık ki böyle bir durum yok. muhalif çizgideki islamcılar müthiş bir baskı altında. hükümete eklemlenenlere bütün yollar açılıyor. muhaliflere ise, baskı, dayatma ve ötekileştirme.
allah amerikancı, islamcı yeni muhafazakarlara selamet versin.