kürtçü elitlerin son 20-30 senede oluşturduğu akım. bilhassa şu barış süreci ile de iyiden iyiye tırmanmıştır. zaten sözde barış sürecinin kutuplaştırma süreci olduğu aşikardır, bunu kabul etmeyen kürt hakları savunucuları(!) da dönüp bi bulundukları çizgiye bakmalıdırlar.
şimdi bu kürtçü akımı biraz daha açacak olursak, 78'de Öcalan önderliğinde ilk toplanmasını yapan ve 80li yılların başlangıcından itibaren iyice faaliyete geçen PKK ile bunların TBMM kanadındaki kürtçü elitler eliyle oluşturulan bir akımı olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.
Bugün sırrı süreyya gibi, kürkçü gibi sosyalist gelenekten gelen, bu sebepten hapisler yatan insanlar bizzat amerikancılık yapmaktadır. sosyalizm tarihsel bir süreç olarak gelişir. bu tarihsel süreci anlamayan romantik solcular bugün kürtçü çizgidedir.
bugün bdp adlı parti; içinde liberal, sosyalist, şeriatçı, kürtçü çizgide insanlar barındırmaktadır. bu anlamda ne oldukları, neye inandıkları, ideolojileri tam bir muammadır. tek söyledikleri kürt haklarıdır ama bunları söylerken antiemperyalist tek bir tutum içine girmedikleri gibi, aksine misal suriye konusunda amerika ile aynı çizgidedirler.
şimdi sözüm ona devrimci bdpliler veya genişletelim hdkliler, bu tutumu şu şekilde açıklamaktadırlar: "gelinen noktada orta doğu'da barış, özgürlük ve demokrasinin gelmesi için müdahaleler şarttır ve bu müdahalelerde elbette ki dikta esad'ın yanında olacağımıza karşı tarafta olmamız gerekmektedir."
tam anlamıyla fiyasko bir yaklaşımdır. bir oportünist güruha da ancak bu yakışır.
bdp-pkk kanadı zaten gözümde hiçbir zaman meşru olamadıkları için gelinen noktada da varlıklarını bu yaklaşımla hiç etmişlerdir. kürt halkının bu dengesiz, oportünist, elitist harekatı kabullenmesi ve üstelik bu elitleri kendilerine sözcü olarak ataması da içler acısıdır.
bop'u kabul edersin veya etmezsin, godka'ya inanırsın veya inanmazsın lakin gelinen noktada amerika ile ortadoğu hususunda hemfikir olursan ben senin ne devrimciliğini tanırım ne de insanlığını. yazıktır.
bdp ne istemektedir?
şeriat mı? marksist leninist bir çizgide gelişecek bir sosyalizm mi? denizlerin mahirlerin mücadelesini verdikleri tam bağımsız türkiye mi? yoksa ılımlı islam paydasında neo-liberal bir türkiye mi? ya da ya da kürdistan ulus devleti mi?
tam bir muammadır.
bir parti düşünün ki kürtçülük dışında tek bir net ideolojileri olmasın. işte o parti bdp'dir. ve yansımaları hdk içindeki diğer particiklerdir.
özgür bir ülke istemek herkesin hakkıdır. anadilde eğitim istemek herkesin hakkıdır. vatandaşlık tanımı istemek herkesin hakkıdır. kürdün de hakkıdır, lazın da, ermeninin de... lakin içinde bulunduğumuz şartlarda, mevcut orta doğu ortamında bunu emperyalizm ile ve emperyalistlerin kuklası olan bir iktidarla çözme düşüncesi kabul edilir değildir.
bdpli veya hdk içindeki herhangi bir partili bana şu soruların cevabını vermelidir:
Amerika'nın orta doğudaki politikası gerçekten barış ve demokrasi temalı mıdır yoksa sömürü ekseninde midir?
tunus'ta, mısır'da, libya'da gerçekleşen devrimler nasıl bir değişim yaratmıştır? yoksulluk, sömürülen insanların dertleri bitmiş midir veya bu anlamda adımlar var mıdır?
ırak'ta yüzbinlerce hatta milyon üzerinde ölen müslümanın kanı neye yaramıştır?
pkk, akp ve bdp'nin birbirinden çelişkili açıklamaları mevcut çözüm sürecini nasıl tasfir etmektedir?