Mustafa Yavuz 16 yaşında. Patlamayı duyar duymaz belediyenin oraya ok gibi fırlamış. Yerde yatan bir kadını kaldırmak istemiş. Gördüğü manzarayla koşmaya başlamış Kusarak koştum. Kustum kustum Geri döndüm. Sonra üç kişi çıkardım abla.
Salih Taş, RTÜKün yayın yasağına çıldırmış durumda. Neyi saklamaya çalışıyorlar diye avazı çıktığı kadar bağırıyor: Amcamın oğlunu dünden beri bulamadım. Bir parçasına razıyım. izin vermiyorlar girip arayayım. Boyun damarları şişmiş Salihin; gözler kıpkırmızı. Reyhanlıdaki herkes inneci Memoş diye bilirdi onu diye ağlıyor.
Köşedeki GSM mağazasının vitrini tuzla buz olmuş, içi de yağmalanmış. Kemalin ürpertici hikâyesi ise mağazanın önünde duran kömürleşmiş motosiklete dair: Yetişemedim. Montumla söndürmeye çalıştım. Ama sadece ayak kemiklerini toplayabildim. Kim mi? Bilmiyorum. Dünden beri üç kere yıkandım. Hâlâ yanık kokuyorum.
Mustafa, Salih ve Kemal her üçünün ortak cümlesi neydi biliyor musunuz: Dünden beri anlatıyoruz, yazmadılar, göstermediler. Sen de yazamazsın.
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bu hikâyeler nasıl yazılmaz dedim içimden.
Çiğdem TOKER
REYHANLI
--spoiler--