tamamen suni bir şekilde, tamamen hükümetin politikalarından kaynaklı ortaya çıkmış bir meseledir. herhalde iki yıla yaklaşıyor, ortak bakanlar kurulu düzenlenen suriye ile ilişkilerimiz aniden bozuldu. tayyip erdoğan kardeşim dediği esad a çıkışmaya başladı. araları birden bozuldu. esad ın soyadı esed oluverdi.
bütün bu tiyatroların sonunda, iki tane patlama görüntüsü ve allahuekber seslerinin geldiği videolarla beşar esad ın halkını öldürdüğüne inanmamız, suriye ye diş bilememiz beklendi. şimdi de reyhanlı felaketinden sonra buradaki ihale de suriye hükümetine yıkılmak isteniyor.
çevresindeki gelişmeleri takip eden, sinema filmlerinden bile olsa azıcık tarih bilgisi olan ve olayları bir senaryo gibi kafasında kurgulayabilen bir insana, ki bunun için çok yüksek bir zihinsel kapasite veya entelektüel seviye gerekmediğini düşünüyorum, bu argümanlarla hiçbirşeyi kabul ettiremezsiniz. o yüzden maddeler halinde yazıyorum:
- abd savaşları kendisi sürdürmenin maddi ve manevi maliyetleri altına girmediği için, bu işi kendisi adına yapacak devletleri savaş sahasına sürmenin daha mantıklı olacağına karar verdi. ve son 5-6 yıldır bu konuda ülkemizdeki operasyonlarını derinleştirdi. bu role ülkemizi hazırlıyorlar, bizi yönetenler daha dünden bu role girmişler, abd nin beklediğinden bile fazla hevesliler. ama benim vatandaş olarak suriye ile bir sorunum yok.
- suriye deki hükümet orada ne olursa olsun meşru bir hükümettir. belli ki kendi içerisindeki isyanı da bastırmıştır. bunu halkının desteği olmadan sürdürmeleri mümkün değil ve normalleşme sürecine mani olan özgür suriye ordusuna hem yataklık hem de silah yardımı yaparak biz destek oluyoruz. burada dediğim gibi, benim suriye ile sorunum yok, bu yardımı yapan, benim vergilerimi ve tüm millete ait sermayeyi bu konuda inisiyatif alıp bu katillere silah yardımı yapan, maaş veren ak parti hükümetidir.
- özgür suriye ordusuna yapılan yardımlar yüzünden ülkede 80.000 insan ölmüştür. bunun sorumlusu olan hükümetimiz, belki bugünün şartlarında kendisini kurtarır. ama bundan 100 yıl, 1000 yıl sonra da olsa bunun hesabı sorulur. hükümet kendini kurtarsa, biz ileride savaş tazminatı ödemeye mahkum olacağız. onbinlerce masumun kanına girmenin vebalini söylemiyorum bile, bu hepimizin üzerine kalacaktır, ben buna razı değilim.
- dolayısıyla, başkasının çıkarları olan bir sürtüşmeyi desteklemiyorum, bu fiili savaş hali de alsa desteklemem. askere çağıracaklarsa gitmem, bu çağrıyı yapan, ülkemi savaşa sokan düşmanımdır çünkü, suriye asla değil! kaçınılmaz olarak bu savaşa sürüklendiğimizi, buradan çıkarlarımız olduğunu yazacaklar, biliyorum. kendi toprağımızdaki yeraltı kaynaklarını işleyemiyor, toprağımızı ekip biçemiyor, arazilerimizi yabancılara parsel parsel satıyoruz. bu şartlarda mı suriye'den bir çıkarımız olacak? libya örneğini hatırlayın bakalım??
suriye meselesi benim meselem değil. allah müslüman halkları katledenleri, katline göz yumanları, müslüman halkları birbirine düşman edenleri kahretsin!