335.
-
aynı dertten muzdarip
aynı kentten kovulmuşuz
kuşlar ucuyo hayat ne garip
boşver sonra konuşuruz
giydiğim tüm ceketler vücudumu sardı
ceketlerin halini kimse sormadı
en sevdiğim halıya kahve damladı
bunları çabucak geçelim başka ne vardı
üstüme gelme artık benim
zaten koku çok ağır
güzel kesilmiş kenarlarımla beraber
mantarsız bir pizza gibiyim
sanki güneş burda hiç doğmamış gibi
herkes neden suskun sanki cenaze evi
beni üzme bak satarım kadıköyde ki evi
gönlümü hoş tut hep burdan öp beni