emekli olunacak o güne yaklaşırken insan hem mutluluğu hem de kaygıyı birlikte yaşamaya başlıyor. Kafa sürekli o muhteşem günü beklemekle meşgul olduğundan, algıda seçicilik tavan yapar ve gözünüze sürekli gazetelerdeki " emekliliğine 1 ay kala trafik kazasında öldü." vs haberleri takılır. Sanki yaşamak için daha bir özenli davranmaya çalışırsınız. Aslında düşündüğünüz "ulan öleceksem şu emeklilikten sonra öleyim de çoluk çocuk maaştan faydalansın" dadır.
Tesadüf mü nedir bilmem ama o geçmek bilmeyen son günlerde, hayat, karşınıza uzun yıllardır görüşemediğiniz ne kadar tanıdık varsa karşınıza çıkarır. Ulan dersiniz acaba bu karşılaşmalar dostlara vedalaşma fırsatları mı? Yoksa bir gazete haberi de ben mi olucam?
Ve o büyük gün geldiğinde artık kuş gibi hafiflemişsinizdir. Dilekçeyi verdim ya ölsem de gam yemem.
diye anlatmıştı emekli olma mutluluğuna ermiş bir dede.