yıldırım demirören'den sonra beşiktaş'ın başına gelen en kötü şey. tabii, yd olmasa idi işler buraya gelmez, samet de beşiktaş hocalığını rüyasında görmeye devam ederdi.
hocalık vasfının olmaması hakkında çok şey söylendi, yazıldı. patavatsızlığı, konuştukça çam devirmesi hakkında da. keza insan yönetiminden zerre kadar anlamadığı da yeterince işlendi.
bu sefer pişkinliğine dair konuşalım. bir insan kendisini bu kadar mı görmez, hiç mi acaba diye aklından geçirmez. yoo, o kendinden çok memnun, pişkin pişkin reklamını yapıyor.
sırf kılığı kıyafeti yüzünden kulüpten uzaklaştırılmalı. nedir o paldüşlük?
karısı, kızı da ikaz etmiyorlar her halde. ya da onların da çapları bu olsa gerek ki, rahatsızlık duymuyorlar adamın seyyar satıcı gibi dolaşmasından.
neyse, şunun şurasında üç- dört hafta kaldı, sayılı gün çabuk geçer. verelim tazminatını hamam parası niyetine, tek ki bu ayıptan kurtulalım.