insana çok tuhaf hissettiriyor bak. hümanist bir insanım. yani kısmen. kendimce hümanistim diyeyim; hiçkimseye önyargıyla yaklaşmam herkesi kucaklarım. ne kolpa bi açıklama oldu yahu bu. önyargıyla yaklaşmak bence en büyük zülm en büyük katliamdır bana göre insana yapılan. her neyse efendim ne diyorduk? takip edilmek. insana kelimenin tam anlamıyla tuhaf hissettiriyor. kendisine yabancı duygular, anlatabildim mi?
daha geçen gün eminönü'nden karaköy'e ordan tekrar eminönü'ne doğru yürüyorum. eminönü-karaköy delisiyim ben öyle boş zamanımda eminönü-karaköy seferi yapıyorum aklsfjaf. hah neyse. böyle hem yürüyor hem de fotoğraf çekmeye çalışıyorum, cidden çalışıyorum ama aç parantez sokakta, elinde yarı-tam profesyonel makineyle dolaşan birine rastlayan insanlar öcü görmüş gibi bakıyorlar maalesef birçok sebepten ötürü bu hale gelmişler o bambaşka bir tartışma konusudur kapa parantez, böyle yürürken de yanımdan bir adam geçti kulağında telefon. bi an kesiştik. sonra ilerlemeye devam ettim ben. galata'ya doğru ilerliyorum. ensemde birinin bakışlarını hissediyorum bi yandan da ama öyle çok da şeyapmıyorum, hissediyorsun ya biri seni dikizlediğinde, neyse sonra bir böyle varla yok arası bi ses, "meraba" dedi biri. oralı olmadım yine. ama farkettim az önceki telefonla konuşan adamdı o. hala beni izlemeye devam edince, döndüm kendisine " buyrun bi'şey mi soracaktınız ?" dedim. bir problem mi var kardeşim babında. "isminiz denn... ayşe mi isminiz? bi tanıdığa benzettim de." dedi. yok dedim ismim ayşe değil. kusura bakmayın, rahatsız ettim dedi, mühim değil dedim yürüdüm gittim. köprüdeyim. efendim orda da takıldım biraz. telefonla konuşurken birden kafamı çevirdim bir de ne göreyim.. adam orda köprüde, oturmuş beni bekliyor hayvanat. bi sinirlendim, bi sinirlendim. ulan dedim bi kez de normal birine rastlayayım arkakadş istanbullu hep mi zırdeliye bağlar anlamadım ben bu işi. önünden yürüdüm geçtim sırıtıyor adam da. manyak mıdır nedir. içimden de bi polis görürsem şikayet edeyim bari diyorum. ki polisleri de sevmem. bu adama karşı içimde önlenemez bi öfke peydah oldu. sapık mıdır, deli midir divane midir neyse artık böyle topuklu aykabım olsa kafasına kafasına vururdum. o derece sinirlendim. stres oldum.
hasılı, çok uzattım farkındayım, takip edilmek benim bünyemde, böyle sinir stres meydana getiriyor. böyle dövesim filan geliyor takip eden insanı. o zaman rahatlarmışım gibi geliyor, her şey çözülecekmiş gibi. bilmiyorum. böyle işte.