Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
Bulutlu siyah ah bulutları eflatun
O boy aynasından çıktı fransız malı
Vişne asidi vardı tadında rujunun
Ah sinema yıldızı filan olmalı
Ağızlığı kristal son derece uzuun...
Yıllardır kaynayan demliğin içine, bıkmadan usanmadan farkındalık doldurmuş bu uzun, kristal ağızlığı olan kadın. Öyle demlenmesi kolay değildir hee..! senelerini katmış, beklemiş; kimi zaman aynalar karşısında o vişne tadındaki rujunu sürerken, kimi zaman yine aynı aynaların karşısında kendisine değil, olmak istediğine bakarken geçirmiş vakitlerini. Boynunda fular gibi gezen parfümün adını kimseler bilememiş. içtiği bir kadeh rakıyı havaya kaldırırken bardağa yansıyan karanlık gölgeleri önemsememiş; o hep masadaki kırmızı gülün yanına bırakmış bardağıni ki rakı çarpmasa da Kırmızının sarhoşluğunda kendini bulabilsin diye. Aslında bir sarhoşluk değil bu, bir kayboluş. Hayır hayır kayboluş da değil bir bulanıklık hali..
Bakın Bakın ritim nasıl da hızlanıyor. O ve boynunda fular gibi gezen o esrarengiz parfüm, dans ediyorlar işte. Bir gökkuşağına dönüşüyor Cümbüş. Katılmak için can atıp katılamayanlar burnundan alıyorlar nefeslerini. aslında bir sır var; gözlerini kapatmak yetiyor. Ama bir sır daha var ki, gözlerini kapatmak yetmiyor...