hicret

entry36 galeri
    23.
  1. HiCRET
    Niyetsiz gidişe kesilen tek kişilik dönüşü olmayan bilet
    Ve gün yüzünden muaf öylece orada tren istasyonuna tepeden bakan saat
    üstsüz düşünceler geçer o esnada;bıldırcın sürüsünden telaşlı, ebabil kadar kutsal aşk
    Bulutu bir masala benzetmeye çalışırken boyacı çocuk
    On ikiyi çeyrek geçe dördüncü kompartımanda yüzünü cama dayamış uzun boylu etrafına suçlu gözlerle bakan adam yanındakini farketmedi bile, nenenin gül yüzünden okunurken o vakur nihayet gardan el ele ayrılır sıla ve gurbet
    Bu hikayede son bu muydu?

    Hikaye bitmeden yetişebilse nefes nefese kalmış kadın;uzun topuklu, dudakları uçuk kırmızı, saçları dağınık, derin bakışlarındaki anlam kayıp(kaldırım kenarındaki buğday tohumu büyüye dursun)
    Ve henüz uyanmamıştır Eminönü'nde yem satan Garip
    Erken vira almıştır Efulim teknesi maviyi unutup bırakır ağlar(bilinmez martılar acaba hangi hüzüne ağlar?)
    Mütalaasında Ovidius bir mısrayı asıp öldürmekle meşgul "güz avuçlarımda birer yelken;al birini vur ötekine derken can verir sarıya aldanıp kahverengi de karar kılan o canım yaprak"
    Sürme gözlerinde tek karede kaybolur hayat, dışarıda bunlar olup biterken
    O oturmuş yeşil boyaları çoktan dökülmüş, tahta bir ayağı aksak masada;hazin ile hüzün arasında ikilemdeyken,
    iklim artık sonbahar, bu özlediğim o eski istanbul mudur?

    viranşairi
    0 ...