HEP ERKEN DERKEN
GEÇ KALMAK
"Zaman, kar tanelerinin yere düşerken; o anı kadar yavaş, Ölümü; yere düştükten sonra bir o kadar ani "
Eski müzik kutusunda döndükçe o güzel yüzlü balerin
Şarkılar eskirdi duvarlarda,
Bir merhaban eksik kalırdı mesela
Masa ve sandalye, vitrin mankeni suratları kadar donuk, askılıklarla unutkan rolü oynarken kırmızı kaşkol ve palton
Dostlar ayrılık vakti artık, (Hep neden erken?)
Oysa Asırlık fotoğraflar tozlu raflarda hala birbirine aşık
Alışık olmayan kör gözlere hitap ederken içimdeki kal
"Alıştık artık" cümlelerdeki yerini çoktan aldı(alıştık artık)
Çocukluk anılarımı konuk odasında tek başına beklemek
Geç kalmak, hep erken derken
Masal bitti değil mi?