fransa'daki kahvehane yahut cafelerin çoğu yüzyıllık hatta alman işgalindne öncesine dayanmakta, ünlü yazarların imzalarını duvarlarında yaşatmaktadır.
büyükbabanız ile babanızın sizinle ortak noktası olacak kadar kuşak barındırır işletme tarihi içersinde.
türklerde mahalle esnafıyla bir anlam taşır. berber, kasap, bakkal gibidir. lümpencilik değil, kent kültürünün farklı sentezlerinden birisidir aynı eski anılarda kamış muhallebicilerimiz gibi. anne babanızın, dedenizle ananenizin tanışma fırsatı yakaladıgı yahut gizli gizli buluştuğu mekanlara ithafen.
kapitalist düzen ve durumdan istifa etme anlamı çıkarabilirsiniz. binlerce yargılama amaçlı sözler sarfedebilirsiniz.
ama yıllanmış şarap gibidir yahut köklenmiş meşe / çınar ağaçlarına benzer yerine asla yenisini koyamazsınız. o alana baktıgınzıda hep o ağacı hayal ettiğiniz gibidir. zamanla unutabilirsiniz ya anılarınızı?
istiklal caddesinde yururken yeni mağazaların açıldığını, bazı dükkanların el değiştirdiğini, caddenin devir daimle farklılaştığını görebilirsiniz. cadde üzerinde çarpık kentleşme ürünü binaları ile tarihi binaları bir an karşılaştırarak "yahu yurtdışında ne güzel dış cepheye sahip binalar var bir de bizimkilere bak" diyerek hayıflanabilirsiniz.
işte bu hayıflanma eriyen cadde kültürünün, yükselen kapitalist düzenin; tüketim toplumunun getirdikleridir.
her zaman yeni yerinde o pastaneye gidebilirsiniz ama asla eskisi gibi olmaz.
koca çınarı yerinden söküp başka bir yere nakledemediğimiz gibi...