bir garip tezat var yakın, az yakın, azcık uzak tarihimizde...
60'ların sonu, 70'lerin başı.. şimdilerde solcu tüm gençlerin kahramanları olan isimlerin ölüm, idam haberleri gazetelerin olmazsa olması. hayatları efsane olmuş adamlar...
mahir...
deniz...
ulaş...
ibo...
hüseyin...
yusuf...
taylan...
vs...
kimini vurduk sokak ortasında, kimini astık bir hapishane bahçesinde, kiminin ölüsünü bile kurşunladık bir köy evinde.
amerikan emperyalizmine karşıyız dediler. tam bağımsız türkiye istiyoruz dediler. halk devrimi dediler.
teoriyle bu iş dönmüyor silahla direnelim dediler.
öldürdük.
insan aklının alamayacağı bir vicdansızlıkla ve nefretle öldürüldü bu karizmatik, bilgili ve serseri adamlar.
20, 24, 27 yaşlarında. komünizm terör demekti o zamanlar. veyahut her zaman olduğu gibi süper güçler neyin terörizm olmasını isyorsa o terörizmdi.
solcuyu öldürdük kısacası...
çok değil 10 sene sonra ressam kenan evren geldi. hooop bir askeri darbe yaptı bu sefer kimi nasıl öldüreceğimizi bilemedik.
okulların kazan dairelerde sağcı öldürdük işkenceyle.
sokak ortasında solcu kurşunladık.
17 yaşında ölümü hakettiyse biri bizim için o artık 18'di.
adaletliydik her şeyden önce, haksızlık olmasın diye 1 sağdan 1 soldan astık.
10 yıl önceki serseri gençler gibi bi'şey yapmasına da gerek yoktu insanların kitap okuyanı bile cezalandırdık.
sağcı solcu demeden insan öldürdük kısacası...
bunların yağında kavrula kavrula geldik günümüze.
propanga yaparken en kral solcu ama kendi içinde faşistin kralı bir örgütle cebelleşe cebelleşe anamız ağladı.
he anamız bir de biz öldüğümüz için ağladı yolumuzu gözlerken o ayrı.
sağcı diye solcu diye kaç kişiyi katleden biz anamızı ağlatan ''dışı solcu içi faşist'' bir adamın önünde eğildik.
köyler basıp kadınları çocukları öldürten adamı(!) masamıza aldık pazarlık yaptık.
2 yaralama ve bir kaç banka soygunuyla anayasayı ortadan kaldırmakla suçladığımız deniz diye bir serseri vardı, onun için bir tek asılınca ayağından düşmesin diye postallarının bağcıklarını bağlamak için önünde eğilmişken biz; binlerce insanı öldüren o yüce devrimci aponun önünde daha fazla öldürme diye yalvarmak için eğildik.
içimizdeki onuru öldürdük kısacası...
şu kısacık cumhuriyet tarihimize bu kadar tezat çok mu fazla ne...