yazar, düşünür. Babası Kadı ismail Efendidir. Mevlâna Yusuftan sarf ve nahiv dersleri alarak yetişti. 20 yaşına gelince öğrenimini Bursa ve Konya medreselerinde sürdürdü. Bedrettin, eşyanın ve doğanın dış görünüşü arkasındaki nedenleri arama alışkanlığını bu derslerde öğrendiği gibi, düşüncesini geliştiren yöntemleri de serbest görüşmelerdeki tartışmalardan kazandı. Çağının din adamlarının donmuş kalıp ve kurallar içinde sınırlandıklarını gördükçe, sofulara karşı olarak, tasavvuf üzerinde derinleşmeye başladı. Kazandığı ün, sultanların ilgisini çektiği için uzun süre Mısır saraylarında şehzadelere öğretmenlik yaptı. Memlekete döndükten sonra yerleştiği Edirnede, Musa Çelebinin hükümdarlığı zamanında kazaskerlik görevi verildi. Mehmet Çelebinin devleti ele geçirmesiyle iznik kasabasına sürgün edildi. Şeyh Bedrettin, iznikte geçen yıllarda bir yandan öğrencilerini yetiştirirken, bir yandan da öğretisine temel olacak toplumsal sorunlarla ilgilenmeye başladı. Toplumdaki olumsuzlukları derebeylerin, ulemanın davranışlarına bağlayarak, düzenin insanlığa yaraşır bir düzeye erişmesini sosyal adaletle mümkün görüyor, hükümetlerin seçimle işbaşına gelmesini önererek, herkesin tam bir özgürlük içinde kendi fikir ve mesleğinin sahibi olmasını, başkalarının meslek ve öğretisine saygı göstermesi gerektiğini savunuyordu. Halk tarafından yeni bir tarikat gibi kabul edilip benimsenen bu düşünceler, padişah tarafından bir başkaldırma hareketi olarak görüldüğünden, Şeyh Bedrettinin Karaburun dolaylarında bulunan Börklüce Mustafa adlı halifesi üzerine asker yollandı. ilk çarpışmalarda Saruhan ordusunu yenen Mustafanın 4-5 bin kişilik kuvveti, Amasya Valisi Şehzade Murat ve Veziriazam Bayezit komutasında gelen Anadolu ve Rumeli ordusu tarafından kılıçtan geçirildi. Şeyh Bedrettinin Manisa dolaylarında 2-3 bin kişiyle başkaldıran Torlak Kemal adlı halifesi de aynı ordu tarafından yenilerek Manisa kentinde asıldı. Şeyh Bedrettin kendisine bağlı güçlerin yenilgisini öğrenince iznikten kaçtı. Kimi tarihçilere göre, Deliorman yöresine geçerek, kazasker olduğu zamanlardan tanıdığı kişilerle ilişkiler kurdu, öğretisine bağlı bulunan halkı padişaha başkaldırmaya çağırdı. Kimi tarihçiler de Bedrettinin Nur-ül Kulub adlı eserini padişaha sunarak affedilmek için Deliormana geçtiği kanısındadır. Hangi koşullar altında olursa olsun, Şeyh Bedrettin, Çelebi Mehmete tutsak düşmüş ve Serez kasabasında asılmıştır. Kaynağını eski Türk geleneklerindeki toplumcu ahlâktan aldığı ileri sürülen Şeyh Bedrettinin öğretisi, eşitlik ilkesine dayanmakta, kulluk ve sahiplik, zenginlik ve fakirlik ayrımlarını reddetmektedir. Varidat, Nur-ül Kulup, Cami-ül Feteva, Çırağ-ül Fütuh, Meserret-ül Kulub, Letaif-ül işarat, Cami-ül Fusuleyn adlı kitapları vardır.