insanların kıçını kaldırmaya üşendiği ve 2 adım yere bile şahsi oto, dolmuş, otobüs vs ile gitmeyi tercih ettiği, yürüyen merdivenler tıklım tıklım doluyken yandaki eski usül merdivenlerin sinek avladığı, spor salonuna gitmenin burjuva eylemi olarak görüldüğü, belediyenin insanlar spor yapsın diye parklara yerleştirdiği aletleri kullananlara uzaylı görmüş gözüyle bakıldığı memleketimde hakettiği değeri asla görmemiş ulaşım ve de eğlence aletidir. dünya da kullanımı hızla artarken ve yerel yönetimler tarafından kullanımı teşvik etmek için bisiklet kullanımına yönelik yatırımlar-hizmetler çoğalırken 2013 türkiye sinin bisiklet kullananlara hala aaa bak! eşek kadar adam utanmadan bisiklete binmiş muamelesi çekilen bir yer olması ne kadar garip bir millet olduğumuzun tezahürüdür aslında. adam gibi bir altyapısı olması halinde büyükşehirlerin trafik sorununun ilacıdır ama tabi millette bu kültür yok bir kere. iki kuruş parayı denkleştirenin banka kredisi ile altına araba çekmeye uğraştığı, daha da önemlisi otomobilin bir statü sembolü olduğu, göt-göbek salmanın marifet gibi algılandığı ülkede hak ettiği yere gelmesi zor gözüküyor yakın zamanda. akşam trafiğinde otomobilimle 1 saatte zor gittiğim yere 25 dakikada gidebiliyorum bu aletle, üstüne üstlük cebimde kalan yakıt parası ve trafiğe girmeyerek koruduğum ruh sağlığıda cabası.