nefes kadar yakın olup yıldızlar kadar uzak olabilen korkunç duygu.
ölüm!
tanımı yok. kavranılamayan yokluk.
der dururlar ya "kelimelerin kifayetsizliği" diye, ölüm bunu size öyle bir hissettirir ki şaşırır kalırsınız, vakti geldiğinde.
onun artık yok oluşunu, gözlerini açıp kapatamayacak oluşunu beyin bir türlü algılayamaz çünkü yürek buna izin vermez; o inanmamıştır ki, beyine hükmeder durur işte.
bu bir ceza mı yoksa yeni hayatınıza bir armağan mı hiçbir zaman cevaplayamayacağız.
ruhumda, içimde birşeyler var; izin vermiyor tasvir etmeme. bu konuya inanmamı engelleyen kapalı kapılarım var bir sürü nihayetinde. öyle çok sıkıyor ki boğazımı o eller, nefes almam imkansız oluyor. akıttığım gözyaslarım beni rahatlatmıyor. bu defa hıçkırıklarım uykumu getirmiyor.
evet. tanrı bize ceza veriyor. peki ya O 'na.
işte diyorsun kendi kendine; bu defa kayboldun o meşhur "sisler bulvarında. ezan sesleri" işe yaramaz o vakit. bilirsin aslında sen de yoksun ya. hayat bir kez daha kezzaplı yüzünü göstermiştir sana.