aklıma şu hikayeyi getiren başlıktır;
zamanın birinde iki komşu aile yaşıyormuş. ailelerden biri zengin diğeri ise pek varlıklı değilmiş. zengin aile her akşam fakir ailenin evinden gelen neşe dolu sesleri çok merak ediyor, bunlar bu kadar fakirken neye bu kadar gülüp seviniyorlar ve biz neden bunlar kadar mutlu olamıyoruz diyorlarmış. sonunda bir gün meraklarına yenilip bunlara misafirliğe gitmişler. bu mutluluğun sebebini sormuşlar. fakir ailenin beyi demiş ki, bizim bir altın topumuz var . bir ben eşime atarım, bir eşim bana atar. öyle gülüp eğleniriz demiş. şimdi tahmin etmeye çalışıyorsunuz bu altın top ne diye? tabi ki de bebiiiiiş. sonunda zengin aile mutsuz olmalarının sebebinin çocukları olmayışı olduğunu anlamış ve onlarda bir çocuk yapıp muratlarına ermişler. şimdi bende kişisel olarak düşüncemi yazıyorum. benimde hikayedekiler gibi, hayatımda karşıma çıkacak zorluklara katlanmamı ve onların üstesinden gelmemi kolaylaştıracak şey baba olmamdır. şu an baba mıyım? değilim. ama hissediyorum ve olmasını istiyorum. olmayan evladım, baban seni seviyor ve dört gözle bekliyor.