savaşçı fiji halkının başına gelenleri, türkiye için bir önizleme olarak düşünebileceğimiz bir politik davranıştır (bu aralar kendimizin ki bize büyük hataymış gibi sunulduğu için fiji'nin 'v for vendetta' hikayesi üzerinden ilerleyelim). iri yarı savaşçı fiji halkının, kendi topraklarında, kara kuru hint fakirlerinin önlenemez üremesi sonucu azınlık haline gelip, sömürge devletlerin desteğini almaya alışmış hintlilerin sömürgelerini bırakmak istememesi üzerine gelişen bir hikayedir. sömürge ruhlu hintliler ile özgür ve savaşçı ruhlu fijililer devamlı bir itiş kakış yaşamışlardır. solomon halklarının aksine kişilik ve özgürlüklerinden ödün vermeyen mağrur fijililer, cumhuriyetlerini eline almış ve ingiltere'nin söz diretememesi sonunda terk edilmiştir. cebren ve hile ile vatanlarının bütün kaleleri, tersaneleri zaptedilse de, orduları dağıtılsa ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilse de fijililer cumhuriyetlerini kuracak asil kana sahiptiler.
ana fikir orduları dağıtılsa da, iktidara sahip olanlar acemice ve hatalı kararlar alsa da ve hatta ihanet içinde bulunsa da hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini istilacıların siyasi emelleriyle koordine şekilde milletlerini fakirlik ve çaresizliğe sürüklese de adamlar uyanmış! ama bir millete ikinci şans verilir mi, orası tartışılır bu yüzden umarım fijililer daha önce düştüğü bu duruma tekrar düşmez. tanrı fijilinin içinde ki savaşçıyı korusun.