milli bayramlar veya önemli günler öncesi, öğretmen günün anlam ve önemiyle ilgili ödevler verirdi hep. bu sefer cumhuriyet bayramı vardı.
Ders esnasında çantasından bir poşet içinde, kartondan değişik yazı tiplerinde kesilmiş harfler ve rakamlar çıkardı. Kimisi italik, kimisi normal birkaç farklı tipteki bu harf ve rakamları bizlere dağıtıp örnekler almamızı istedi.
italik harfleri ilk defa o zaman gördüğümden değişik geldiler bana ve ilgimi çekti, örnekler alıp ders bitiminde birkaç renkli karton alarak evin yolunu tuttum.
Ne yazacağımı pek düşünmedikten sonra. evet pek düşünmedim. o yaşta bildiğim mottolaşmış sloganlar dışında pek yaratıcı olduğum söylenemez. Bir satıra "29 ekim" diğer satıra da "yaşasın cumhuriyet" yazmaya karar verip, kartona harfleri ve rakamları hizalayıp yapıştırmaya başladım. Bittiğinde biraz farklı geldi gözüme yazı ama pek takılmadım.
bir sonraki derste öğretmen herkesten ödevlerini yukarı kaldırıp kendisine göstermesini istedi. Standart uygulama olarak içlerinden güzellerini seçip herkesin görmesi için tahtaya çıkarıyordu.
Sırayla bakarken bana geldiğinde bir an duraksadı, kafasını yana yatırdı, dudağını büküp kafasını salladı ve "al resmini tahtanın önüne geç" dedi.
şaşırmıştım. çünkü bariz yeteneksizdim resim konusunda, her hafta başka başka arkadaşlarım tahtaya güzel güzel resimlerle çıkarken, geçen senelere rağmen bu benim için bir ilkti.
Her neyse hoca resmimi herkes gösterip;
-bakın arkadaşınız değişik ve yaratıcı bir çalışma yapmış italik harflerle. Normalde sağa yatık olması gerekirken, normal harfler gibi dik bir şekilde kullanmış ve güzel bir hava yakalamış.
Dedi.
Kafama o an dank etti hocanın neden beni tahtaya çıkardığı. Italik harfleri bile doğru şekilde kullanamamış ve yeteneksizliğimi burda da kanıtlamıştım. işin ilginci hoca bunu bilerek yaptığımı sanmış.
-Benden beklenmeyecek hareketler bunlar öğretmenim, bilerek yapmamıştım onu ben.
Diyemedim tabi. ilk defa yaptığım bir resim beğenilmişti. O anın büyüsünü bozmak istemedim.