gelin şuları önden bi söyleyelim de herkes rahatlasın. kimi iddialardan yola çıkarak; baskın oran kapitalisttir, bakın oran liberaldir, baskın oran ab'cidir, baskın oran soros'cudur, baskın oran emperyalistlerin saflarındadır. değilse bile öyle olduğunu kabul edelim. bazıları doğru bazıları yanlış olabilir. bu ön kabulden sonra yazdığı, çizdiği, söyledikleri için yine baskın oran'a oy verir miyim, evet veririm..
tamam baskın oran kapitalisttir diyelim, ama allah aşkına söyleyin kuzum meclise girecek veya şu anda mecliste bulunana diğer 449 kişi sosyalist midir. peki ya aralarındaki herhangi bir kişi sosyalist midir?
yahu kapitalist olsun baskın oran sırf kürt meselesi ile ilgili söylediklerinen dolayı meclis'e girsin kardeşim. Çıksın kürsüye yazdıklarını orda da anlatsın. yetmez mi. beşyüz küsür adam hepsi kapitalist. ama aynı zamanda hepsi statükodan yana, var mı bi tane bu kadar cesur ve doğru tahliler yapabilecek kürt sorunu veya azınlıklar hakkında.
tamam baskın oran ab'den yana. hangisi değil meclistekilerin. oraya resmi ideoloji saplantılı faşist ab'ci ler gireceğine özgürlükçü baskın oran girsin. ben sadece bu mesele için bile girsin istiyorum meclise baskın oran. Hırant dink'in ölümüne samimi bir şekilde üzülmüş birisini göreyim o çatı altında. Azınlıklara samimi bir şekilde önem veren birisini göreyim. Milliyetçilik eşittir faşizm diyen birisini göreyim.
faşizm'i yıkmadan nasıl bir sosyalist mücadeleden bahsediyorsunuz. ilk önce siyaset sivilleşsin bi, özgür, sivil ve demokratik siyasete kavuşalım. milliyetçilik hadisesi dinsin önce bir, konuşulmayanlar konuşulsun, tabular yıkılsın, vatan fetişi durulsun. kemalizm dini yerlebir edilsin önce bir, ağzımızı açabilelim korkmadan. faşist baskılar bitmeden karşında topu tüfeği ile dünyanın en büyük ve siyasette en fazla söz sahibi ordusu varken, duvarlara spreyle yazı yazınca terör örgütü üyesi olmaktan yargılanıyorken insanlar, dilini konuşamıyorken daha, bırakın bunları şurda yazdıklarımız dahi büyük ölçüde suç unsuru sayılabilecekken, devlet içindeki polis teşkilatına bağlı örgütler aydınlara kurşun sıkarken, ahmet kaya tişörtü giymek linç edilme sebebiyken neyin sosyalizmi. bir ekonomik sistem sorunu değil öncelikle çözmemiz gereken. yahu marks'ı okuduğuna inandığım, marksizmi içselleştirmiş, analiz edebilmiş olanlar bari bu tahlili düzgün yapsınlar.
birisi de çıkıp meclis'e şu kemalizm'e verip veriştirsin, birisi de çıksın bu yıkıcı milliyetçiliğe sövsün, birisi de çıkıp 'ötekilerin' hakkını savusnun. bir defa bunu görelim mecliste. adı baskın oran olsun başka bir şey olsun. baskın oran'n titri de istersen taocu, keraneci olsun.
vay be arkadaş ülkede bir devrimci mücadele var sosyalizm çok yakın da bu adamlar ket vuruyor sanki meseleye. Anadolu'ya gidin kendimizi ifade ettiğimiz sıfatlar hala temiz bir sopa yemek için olağan bir gerekçe. Muhafazakar-milliyetçi kapalı toplumlarda üstüne üstlük militarizm bu kadar güçlüylen, üstüne üstlük sınıf bilinci oluşmamış bir halk ile hala tarım toplumu olmak ile sanayi toplumu olmak arasında bocalayan bir ülkede sosyalizm bu kadar kolay elde edilebilecek bir şey değildir bir, öncelik değildir iki.
masanın üstünü temizleyelim biz önce diyoruz siz atalım bu masayı yenisini alalım diyorsunuz. Evet çok güzel diyorsunuzda marksist teori ve pratik arasındaki mesafe bu kadar kolay katedilemiyor. Dünya da kırk sen önceki dünya değil. revizyonizm değil bu. masayı temizleyelim uygun ortam yakalanırsa yakarız bile eskisini. Faşizm'den kurtulmak masayı değiştirmek için ilk adım. Bu adımı atmadan yerinden bile sallayamıyorsun işte şunu bir farkedin önce.
akp bile türbana sahip çıkamıyor bugün, bakın oran sahip çıkıyor, kimse eşcinsel kelimesini ağzına dahi alamıyor baskın oran cesurca söylüyor. Bu kış komünizm'i getirecem diye mavi boncuk mu dağıtsaydı. iktidar olursanız sistemi değiştirisiniz ki kendisinin iktidar olmak gibi bir amacı yok zaten muhalefet yapmaya gidiyorum diyor.
legal sınırlar çerçevesinde olabileceğin en iyisi bu. bırakın iktidar olmayı grup kuracak kadar bile sosylist'i meclise sokamaz bu ülke. en büyük başarısı 1965 yılındaki tip tecrübesi olan türk solu/sosylizmi dahi 276000 oy ve yüzde 3 ile girmiş meclise. Ulaşabildiğimiz en büyük rakam bu. Günün öznel koşulları sonucu ulaşılmış bir rakam hem de bu. Tekrarlanması çok zor olan. Sistemi avucuna alman imkansız yani. O zaman ufak ufak çatlatalım camı evet. Birisi çıksın kürtlerle ilgili konuşsun, diğeri çıksın milliyetçilikle, öteki kemalizmle. Bir yol açalım, çalılardan temizleyelim onu sonra o yoldan koşalım. Yoksa hem mesafe alamayız hem de parçalar o dikenli çalılar vücudumuzu.
Soros meslesi de çok can sıktı artık hakkaten. adam iki kere iki dört diyor, sen soroscusun diyorlar. iyi de iki kere dört işte kardeşim. Soros'cu olsan da dört marksist de olsan dört. Neticenin dört olması değil de kimin dört dediği mi önemli yani.
Herkesi eleştirdik, herşeyi eleştirdik, hepsi bitti, sıra uras'a, oran'a geldi. Bütün kuşları siktik bi leylek kaldı. insaf yahu.