ece temelkuran'ın bu kitabında geçen en önemli cümlelerden biri "hiç kimse olmaya cesaret et filipina. hikayeler orada başlar. dişlerinin kırıldığı yerde." cümlesidir.
bu cümle, kitaptaki konudan bağımsız olarak bana şunları düşündürür. hiç kimse olmaya cesaret etmek; yani içine doğulan ailenin, şehrin, hatta ülkenin bize verdiği kimlikten akıl yoluyla sıyrılabilme, mutsuz olunan o güvenli manevi barınaklardan çıkabilme cesaretini gösterebilmek. bu pek kolay olmasa da, yıpratıcılığı fazla olan yıllara yayılsa da insanı gerçek bir birey yapar. bir insan tek başına; yani herhangi bir kimliğe, aileye, aşirete (bu ülkede bir aşiret olgusu da var değil mi? hani o bazı zavallıların "biz aşiretiz..."dediğinden) ve bunların korumasına ihtiyaç duymadan zihinsel bütünlüğünü koruyabiliyor ve geliştirebiliyorsa bir birey olmuştur. birey olabilmek kolay değildir ve cesaret ister. ama, bir kez birey olabilmiş, hayattaki tüm kararlarını özgürce tek başına verebilen ve bu kararları ile sapasağlam ayakta durabilen insan dünyanın en mutlu insanıdır. özgürce düşünebilmek ve bunu kendi hayatı için uygulayabilmek, konforlu bir evde kalmaktan, konforlu bir hayat sürmekten çok daha güzeldir. ne para pul, ne de sıcacık bir çatı altı bu özgürlüğün ve birey olmanın yerini tutamaz. dünyanın en zengin ve en mutlu insanları gerçek anlamda bireysel özgürlüğünü eline almış insanlardır ve bir kez bu duyguyu tadan bir insan hem etrafındaki insanlara daha saygılı olur, hem de kendine saygısızlık edilmesine asla izin vermez. yaşadığımız ülkede ise gerek ekonomik, gerekse sosyal şartlar maalesef insanların tam bir birey olma yolunu çok küçük yaşlardan tıkamaktadır. genelde hayat boyu aileye bağımlı bir hayat ve kendi kendi kararlarını tek başına alamama gibi durumlar vardır. bu nedenle, etrafta daha çok kendine ve başkalarına saygısı olmayan, küçük hesaplar pesinde koşan zavallı insanlar dolaşır. bir bireyseniz tüm bunları tek başınıza oturduğunuz yüksekçe tepenizden izler ve bazen ne kadar yalnız olduğunuzdan, bazen de insanların bu kendilerini gerçekleştirememe durumlarından yakınırsınız. aslında daha yukarılara tırmanmak isterken, yalnızsanız bunu anlamsız bulursunuz. tam da bu noktada bu şehirden, hatta ülkeden gitme hayallerine bile dalıp gidebilir insan.