schism

entry48 galeri
    32.
  1. tool'un efsanevi albümü lateralus'un beşinci şarkısı.

    bu şarkı benim için diğer çevirdiğim şarkılardan epey farklı bir yere sahip (tıpkı bohemian rhapsody gibi) o yüzden hakkında uzun bir derleme yazısı hazırladım, gerek kendi düşüncelerimi kattım gerek internetteki makul bulduğum açıklamaları ekledim; zira şarkı olabildiğince farklı şekilde yorumlanabilir.

    ilk önce, schism nedir?

    günlerden birinde, tool'un nereden rastladığınızı şu an bilemediğim bu harika şarkısını dinlerken, merak edip google'a "schism" yazıp araştırmış olabilirsiniz. karşınıza çıkmış olabilecek şeylerden ilki, wikipedia'nın "din" başlığı altında incelediği schism konsepti olmuş olabilir.

    schism'in ilk anlamı "ayrılma, bölünme"dir. şarkının geneline ve klibe bakıldığında, şarkının ilişkilerdeki ayrılma kavramıyla alakalı olduğu açıkça belli oluyor (elbette ki bilimsel/dinsel teoriler de mevcut).

    schism'i kullanarak size kendi hayatınız (hayatımız?) hakkında kara bir masal anlatayım:

    bir zamanlar hayatında, birlikteyken ruhani anlamda her şeyin ama her şeyin olması gerektiği gibi gittiğine tamamen inandığın birileri vardı. şu anda bile işlerin yoluna girebileceğini biliyorsun ve bu sana acı veriyor, çünkü işler bir zamanlar yolunda gitmişti; fakat artık bu duygusal bağlar zarar görmüş durumda.

    ayrılık sırasında senin veya karşındakinin dile getirdiği o masum niyetler, "yeniden deneyebiliriz" veya "artık yapamıyoruz, gerek yok" olabilir. karşınıdaki ile hisleriniz hakkında tartışmışsındır ve bu süreçte bu hisler tamamen değişmiştir; iyi veya kötü yönde. iki sevgili olarak bir zamanlar hissettiğiniz, sizi hiçbir şeyin ayıramayacağına dair o tutku, aslında ikinizin ruhu arasındaki ayrılığı tetikleyen güç olmuş. bu güç yüzünden mantıksız şeyler yapmış, umutsuz çözümlere kalkışmışsın.

    sen de biliyorsun ki bir ayrılık olayında, eğer karşındaki kişinin işleri yerine koymaya dair fedakarlık yapmak için isteği yoksa, yapabileceğin hiçbir şey, bak buranın altını çiziyorum, hiçbir şey yok. Gerçekçi bir uzlaşmaya ulaşmanız, iki tarafın fikirleri bu kadar farklıyken olanaksız.

    aranızdaki aşkın çözülüp gittiğini ve tecrübelerine veya gözlemlerine dayanarak neler olduğunun farkındasın. ne var ki, sen de, sevdiğin de durum karşısında, hislerinizin farklı oluşundan dolayı tamamen güçsüz, savunmasızsınız. ikiniz de birilerini hedef göstermeye, ayrılığın suçunu birbirine atmaya hazırsınız. fakat acı gerçek şu: ikiniz de kısmen suçlusunuz. birilerini suçlama oyununu oynama isteğinin yanı sıra, duygularının mantığının önüne geçmesine rağmen işleri yoluna koyma isteğin de hala yerli yerinde kocaman bir taş gibi duruyor...

    masalı burada bırakıp boşlukları schism dinleyerek ve aşağıdaki naçizane çeviriyi okuyarak doldurmanıza, masala kafanızın içinde mutlu (tamam tamam iyimserliğin anlamı yok, mutsuz) bir son yazmanıza izin vermek en doğrusu.

    disclaimer: bu çeviriler, kafiye amacı güdülerek, birebir çeviri yapmak amacıyla yapılmış çeviriler değil; tamamen şarkının derinindeki anlamları yakalayabilmek adına, düz yazı amaçlanarak yapılmış çevirilerdir. bazı şarkılarda, şarkının yapısıyla paralel bir şekilde kafiyeler görülebilir. katkıda bulunmak, yanlış olabilecek bir yeri işaret edecek yazarların eleştirileri, daha doğrusu iyi/kötü tüm eleştiriler kabuldür.

    ***

    O parçalar birbirine ait biliyorum; çünkü izledim parçalanmalarını,
    Küflüydüler ve yanıyorlardı içten içe. O önemli farklılaşmayla.
    Harekete geçirir iki aşığın ruhunu yanyana konmuş tüm masum niyetler,
    iletişimimizi sınayıp hayata geçerlerken parçalanarak.
    Ateşimizin kaynağı olan o ışık aramızda bir delik açtı,
    Bu yüzden bir sona ulaşamadık, iletişimimizi zayıflatarak.

    O parçalar birbirine ait biliyorum; çünkü izledim yıkılışlarını
    Hata veya suçlayacak kimse yok ama bu istemiyorum demek değil
    Hedef gösterip diğerini suçlamayı, o mabedin yıkılışını,
    Parçaları tekrar birleştirip, iletişimi geri kazanmayı.

    Aramızdaki o savaşın hazırlığından ve kuşatmadan doğan o şiir,
    Uyumsuzlukta o güzelliğin bulunuşu,
    Değer buna.

    Bir zamanlar o parçalar birbirine aitti; fakat izledim parçalanmalarını.
    Küflü ve yanıyorlarken içten içe, arzumuzda boğuluyorlardı.
    Çok düşündüm, bilecek kadar yeniden sorgulayışımızın tehlikelerini.
    Yolu yok olmak olan kaderimizi, büyümedikçe ve güçlendirmedikçe iletişimimizi.

    O soğuk sessizlik, sözde sevgililer arasındaki
    Her türlü şevkat hissini
    Köreltmeye meyilli.

    Biliyorum, o parçalar birbirine ait!

    ***
    4 ...