tv programında söylenmesi doğru olmayan ama tamamıyla haklı olan fikir.
iki satır okuma yazması olan insanların toplandığı uludağ sözlükte bile bu kadar tepki görüyorsa tv'de söylendiğinde düşmanlığı körüklemesi garanti olduğundan dolayı TV'de söylenmemeli. Problem tamamıyla çok da donanımlı olmayan bir kızın kendini düzgün ve nazik bir şekilde ifade edememesinden, biraz da heyecanlanmasından kaynaklanmış. Esra Erol denen plastik nesnenin tepkisi de tam kendisinden beklendiği gibi. Gerçekten de show yapmış, "kastettiğin alışık olmadığın bir kültür ve ortamdan biriyle evlenmek istemem olmalı, haklısın, tercih senin ama bu kimseyi değersiz, ya da kötü yapmaz, tam tersi de geçerli olabilir, bir başkası da seni benzer nedenlerle evlenmek için uygun bulmayabilir" diyerek ortamı yumuşatmak varken tutup meseleyi çirkin bir noktaya getirmiş. Ne de olsa terörden ve aşiret kültüründen beslenen kürt idris denen mafyacının gelini, kanal da Tayyib'in canının ciğerinin...
Gelelim fikriyatın kendisine... Evet; kişisel tercih, özgür irade, mecbur olmama vs... Bunlardan bahseden olmuş ama bakıyorum da aslında evliliğin ne demek olduğunu, hele hele bu coğrafyada sadece bir kişiyi sevip onunla aynı evi paylaşmak demek olmadığını o kişinin tüm kültürü, alışkanlıkları, bilgisi, görgüsü ve en kötüsü ailesi ve tüm akrabaları ile evlenmek demek olduğunu anlayan pek az insan var. Evlenince eşin akrabaları nedense senin de akraban olmak zorundadır, hiçbir şekilde saygı duyulacak halleri olmasa bile hiçbir ortak yönünüz olmasa bile onları adam yerine koyman, misafir etmen, gelip gitmen aptalca sohbetlere girmen gerekir. Hadi bunlar birşey değil, eşin de o kültürde yetişmiştir, çocuğunuzun isminden günlük hayattaki meselelerin çözümüne kadar o kültürün etkisi hayatınızda kendisini gösterir. Bir kürtle evlenince o anlamsız ataerkillik, erkeği göklere çıkarıp kadını aşağılama (o kadınların ağzılarını örten beyaz tülbentin ne anlama geldiğini bir soruverin çok sevdiğiniz kürtlere) cahilce bir taassup, kapalı dünya görüşü ile başbaşa kalacak o kadın. Kocası aydın bir adam bile olsa anasından çekecek, babasından çekecek. Sen kocanla çalışıp kazanacaksın, efendim eşinin amcasının kardeşinin babasının işleri iyi gitmiyor, akrabaya yardım etmemek olmaz bizim aşirette törede diye babanın zoruyla elindekini avucundakini sayacaksın. Düğün var akrabanın düğününe gitmemek olmaz diyecekler seni cehennemin dibine çağıracaklar, ayağını uzatacağın tek gününde davul zurna dinlemek zorunda kalacaksın. Yaptığın yemeği ya da senin kültürünün her ögesini aşağılayacaklar, senin kimliğini yok sayacaklar ve seni asimile etmeye çalışacaklar. Ha kabul, bu sadece bir kürtle evlenince olmaz, her etnik unsurun çekilmez derecede cahil ve yontulmamışı vardır ve eğer eş yeterince iyiyse bunlar çekilebilir ya da eş size bulaşılmamasını sağlabilir ama bu kıza gelecek olan adamın da doktoralı atom fizikçisi olmayacağını biliyoruz. , Eşimin ailesinde de beni asimile etmeye çalışan öyle dingiller var ki suratlarına bakmak istemiyorum (kürt de değiller üstelik, trakyalılar ama dangalaklık insanın ne milletten nereden olduğundan bağımsız bir konu), kocamın akrabası olmasalar da dışarıda başka bir yerlerde karşılaşmış olsak cesaretlerini toplayıp karşımda iki kelime laf edemezler ama çocuğuma ne isim koymam onu nasıl yetiştirmem gerektiği, efendim eline oyuncak tabanca vermeyerek onların çocukları ile güreştirmeyerek onu hanımevladı yaptığım, özel okula göndermekle ukalalık yaptığım, mevlid yapmayarak dinsizlik ettiğim, sünneti düğünsüz yaparak eski köye yeni adet getirdiğim hakkında dangalak dangalak laf etme hakkını kendilerinde bulabiliyorlar, eşim ataerkil bir hayvan olsaydı bu insanlar çok daha vahşice üstüme gelebileceklerdi, ya da eşim çevresinin saçma salak beklentilerini gerçekleştirmek için beni kıracak hatta zorlayacaktı. Hele bir de aşiret kültüründen gelen bir kürt olduğunda neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Ayrıca kendi steril hayatlarımızdan bakıyoruz mevzuya. Oraya gelen tapon birkaç almancıdan başka şöyle iki dil bilen iyi bir meslek sahibi, üniversite mezunu, kendisini geçtim annesi babası belli bir kültüre sahip, kent kültürüne tam adapte olmuş kadın da erkek de göremezsiniz. O kızcağıza gelecek adam kürt ya da türk en fazla orta okul mezunu biryerlerde işçi güvenlik görevlisi ya da benzeri bir iş yapan, muhtemelen evlendikten sonra ailesi ile oturacak ve anasının danasının sözünden çıkmayacak tipte adamlar olacak. Okumuş etmiş kendini geliştirmiş bir insan kürt de olsa türk de olsa karısını anasına babasına ezdirmez, 10 tane çocuk istemez, kadını dövme baskı uygulama ihtimali daha azdır, medenidir vesaire. işte o zaman kürt türk farketmez, gönül kimi severse güzel odur. Ama kız biliyor işte, kürt de gelse türk de gelse çok kültürlüsü bilgilisi medenisi gelmeyecek. Kürdün cahilinin de ne berbat birşey olduğunu 3. sayfa haberlerinden dehşetle takip ediyoruz. Çocuğu olmuyor diye, kayınvalideyle anlaşamıyor diye, boşanmak istiyor, çalışmak istiyor diye Dövülen sövülen öldürülen kadınlar acaba kimlerin kurbanı? Töre cinayeti denen pislik kimin icadı, kendi öz yeğenine kardeşine tecavüz edip namus diye kızı öldürmek kimin adeti, bilmezden gelmeyin. Benim memleketimde annemin babamın dedelerinden bu yana duyulan tek bir namus cinayeti yok, bırakın cumhuriyeti osmanlı zamanında bile çok eşlilik yok, dedelerim bile en fazla 4 -5 kardeş... Saray ahalisinden da bahsetmiyorum üstelik, okuma yazmayı bileni nadir olan çiftçilikle geçinen fakir ve cahil bir toplum ama kimsenin aklına ne fakiriz diye isyan gelmiş; ne de cinayet. Hiç kocasını terk eden kadın yok muydu ya da istediği adamla evlenmek için evini terkeden kız, fakirlikten bunalan aile babası, ama yapmamışlar işte, kültürlerinde yokmuş. Böyle bir kültürden gelmiş ama çok okur yazar olmayan bir kız niye ortada daha aşk filan da yokken bile bile bunun tam tersi bir kültürün içine atsın ki kendini.
Irkçılık filan yok ortada. Ama kızın bu dediğinden gocunanın da oturup bir düşünmesi lazım neden istenmiyoruz, neden bu tür laflar dillendiriliyor, nerede hata yapıyoruz diye...