kendisini şiirine konu edecek şair, tütünü ahmed arif gibi, denizleri garcia lorca gibi,mapusluğu nazım gibi,aşkı pablo neruda gibi ifade edebilme becerisine sahip değilse bu dahil edişe cüret etmesin...
kendisine aşkını ilan etmeyi düşünen vatandaş, Kierkegaardın regine olan ütopik mümkünsüzlüğü ile aragonun elseya adadığı ve her biri mevsimleri tersine çevirebilecek kudrette olan makul olmayan ama mümkün olan ironik kavrayışının bir sentezini oluşturma becerisinde değilse aşkını ilan etmesin...
kendisini filmine konu edecek yönetmen, tunç okan diyalektiğinden, emir kusturica gerçekçi absürdlüğünden, tarkovski tinselliğinden ve godardın buhransal iç tepilerinden oluşan bir kombo sinema anlayışına sahip değilse o filmi çekmesin...
kendisini kitabına konu edecek yazar tolstoyun realistliği ile Stephen Kingin distopik kurgularının karışımı bir ele alışı beceremeyecekse o kitabı yazmasın...
son olarak, kendisini, anlatmaya çalışacak sözlük yazarları onun varoluşunu ifade edebilecek kalibreye sahip değillerse elleri klavyeden uzak dursun...
ıvır zıvır bir yana hoş ve sağlam hatundur... entelektüel kapasitesine gelince boş adamları etki alanı içine alabilir, ama bilen adamı cezbetmez,yetersizdir...