genelde okul okuma amaçlı yaşanır. başlarda güzel gelir. hele bir de üniversitedeyseniz özgürsünüzdür. karışan yoktur, her şeyi yapabilirsiniz ve kendinizi tamamen yetişkin hissedersiniz. ancak zaman geçtikçe işin gerçek yüzü ortaya çıkmaya başlar. özlersiniz ama gidemezsiniz, tek başınıza her sorununuzu çözmeye çalışırsınız. hasta olursunuz bakanınız yoktur burun çeke çeke çorba yaparsınız kendinize. evet arkadaşlarınız vardır fakat onlar da aileniz gibi değildir kuşkusuz. her gün telefonda konuşursunuz ailenizle, onlar birliktedir ama siz uzaktasınızdır, bir kere sarılmak için neler vermezsiniz o an. üzüldüğünüzü de onlara belli edemezsiniz, sizin yüzünüzden üzüldüklerini bilmek dayanılmaz bir vicdan azabı verir size.
kısaca zordur aileden ayrı yaşamak. olgunlaştırır ama can yakar, eğlencelidir ama kenarında köşesinde bir yalnızlık vardır. yetişkin olduğunuzu tam anlamıyla hissedersiniz ama evin küçük çocuğu olmayı özlersiniz.
bir de hafif depresif bir anınızda aklınızda bir düşünce belirir: ölümlü dünya, onlar da bir gün ölecek ve onlarsız geçirdiğiniz her gün için kendinizi suçlayacaksınız. en ağırı budur sözlük, en ağırı.