aslında ne mehdiliğin ne de mehdinin olup olmayacağına dair bilimsel bir veri yok elimizde. fakat eğer bi mehdilikten bahsediyorsak adnan oktar'ın da gerçekten mehdi olup olmadığını asla bilemeyeceğiz. bu da böyle bir olasılığın mevcut olduğunu gösteriyor.
fakat gerçek şu ki kamuoyu adnan oktar'ı kanıksamış durumda. "kedi canını senin"la başlayan süreç, club dans ve ankara'nın bağlarıyla devam etmekte. ankara'nın bağları önemli zira o müziği duyup da yerinde duramayan bir mehdi'yi türk insanı benimsemekte zorlanmaz.
at gibi karılar olayına değinecek olursak, bunlardan dört tanesinin programda çatır çatır dış politikadan ve ümmetten konuştuklarını dinlediyseniz fark etmişsinizdir. hatunlar gerçekten çok ciddi. ve 3 tane biscolata erkeğinin aynı kanalda bilimsel toplantısına şahit olduysanız onların da ne denli ciddi olduğunu anlardınız.
fakat tuhaf bir nokta var ki, klasik türk ateisti, islamiyetin özgürlükleri kısıtladığını düşünüyor fakat adnan oktar ve tayfasının inanç noktasında gideri olduğunu olasılıklar içine katmıyor. ceylan özbudak'ın hatrına bile böyle bir düşünceye kapılmıyor. bu da türk ateistinin bakış açısının türk yobazından bir farkı olmadığını gösteriyor.
yani gençler, adnan oktar nedir ne değildir bilinmez fakat çok net gösteriyor ki damarlarınızdaki asil kan ateist olmanızın önünde büyük bi engel. ulu önderiniz gibi rakının da dibine vurursunuz, mecburen gittiğiniz bi cenazede namaz da kılarsınız.