çocukken insanı derin düşüncelere sürükleyen; dünyayı, hayatı, sistemi sorgulamamıza sebep olan şarkılardır.
misal : " eşeğiiimin kulağından kepçe yaapmalı hey hey kepçe yaapmalı
kepçe giibi daağlar, mor sümbüüllü baağlar
eşek düüşmüş ağlar
sus eşeğim sus
Eşeğimin kuyruğundan fırça yaapmalı hey hey fırça yaapmalı
Fırça gibi dağlar mor sümbüllü bağlar
Eşek küsmüş ağlar çüş eşeğim çüş
Eşeğimin karnından davul yaapmalı hey hey davul yaapmalı
davul gibi dağlar mor sümbüllü bağlar
eşek küsmüş ağlar
çüş eşeğim çüş çüş deh eşeğim deh deh
bu ne la? eşeğin kulağından kepçe, karnından davul, kuyruğundan fırça yapmaca? hani hayvanseverdik biz?
bir başka örnek de bezbebeğim şarkısıdır. nasıl da kazınmış belleğimize yıllardır silinmemiş bu depresif, melankolik şarkı. şöyle ki :
"ah benim bir bez bebeğim var ağlar sevmesem
bir sabah uyandım ne görsem bebeğim yok yanımda
ah anneciğim sen gördün mü bez bebeğim nerede
hem salona bahçeye baktım yok ki görünürde
çok korkuyorum ben anne
ne oldu ona
hiç yaramazlık yapmazdı
vah nasıl oldu
dur kedicik sen almışsın bez bebeğimi
ne olur bırak onu bana
sen oyna kendi yumağınla
bir daha sakın alma benim güzel bebeğimi
bir evde dostlukla, neşeyle, şarkıyla, sonsuz mutlulukla yaşamak ne güzel.."
yeni nesiller melodisini bilmeyebilir, o dönem biz bunu dinlediğimizde depresyona girerdik sebepsizce. neyse ki mutlu sonla bitiyor, bebeği evin kedisinin aşırdığı ortaya çıkıyor.