Bir sosyalist olarak bizzat devlet ve-veya kendisine derin devlet diyen kimselerce kürtlere karşı yapılanları hiç bir biçimde meşru görmemekle birlikte 18. yüzyılın son çeyreğinden itibaren adım adım beslenerek ve çoğunlukla doğal olarak dış kaynaklı biçimde gelişerek ilerleyerek hem türklere hem de kürtlere çok büyük zararları olduğunu düşündüğüm bir akım. Türkçülüğün olduğu bir toplumda er ya da geç elbette kürtçülükte gelişecekti ancak maalesef kürtler arasında kendini dış etkilerden bağımsız olarak yetiştiren pek aydın olmadığından ötürü emperyalistlerce bizzat eğitilen kürtlerce kürtçülüğün bayraktarlığı yapıldı bunun sonucundada Türkçülük'ten daha saldırgan biçimde ortaya çıktı günümüzde ise maalesef kürt hareketini temsil edenlerin bir kısmı kürtlerin hakkını savunmakla kürtçülük yapmayı pek ayırt edemiyorlar. Kürtçülük sürecinin detaylı bir biçimde gelişimini öğrenmek isteyenler Bilal Şimşir'in kürtçülük adlı 2 ciltlik çalışmasını okuyabilirler. yalnız yazarın hiç bir biçimde katılmadığım devleti (aslında hükümetleri) fazlasıyla yücelten ve gereksiz yere öven çok sayıda subjektif söylemi mevcut. bununla birlikte bir araştırma kitabı olarak iyi iş çıkarmış.