mevlana'nın 800. doğum yıl dönümü sebebiyle hazırlanan ve 20.06.2007 akşamı harbiye açıkhava tiyatrosu'nda sahnelenen etno-senfonik gösteri.
isminden de anlaşılacağı üzere mevlana'nın hayatını anlatan bu projenin sahibi orhan şallıel, mevlana'ya esin kaynağı olmuş insanları ve "aşk" olgusunu seyirciye; müzik, dans ve şiirle harmanlayarak sunmaya çalışmış.
oldukça kalabalık bir ekipten oluşan kadroda; istanbul symphonic project orkestra ve korosu, mevlana eğitim ve kültür derneği tasavvuf korosu ve sema topluluğu'nun yanı sıra alanlarında usta müzisyenler de vardı (hüsnü şenlendirici-klarnet, ismail tunçbilek-bağlama, aytaç doğan-kanun, ertan tekin-duduk, ali tüfekçi-ney, pelin değirmenci-tambur, furkan bilgi-kemençe, akatay project-perküsyon). bunun yanı sıra dj murat uncuoğlu da misafir dansçı ziya azazi'nin dansına müziğiyle eşlik etti.(bu noktada ziya azazi'den bahsetmek gerek. adam dans etti demeyelim aslında. sadece döndü. fakat o nasıl bir dönmek yarabbim! üstündeki semazen kostümünü andırır giysisinin üst bölümünü çıkarırken ya da iki kat eteğinin bir katını parmağının ucunda aynı eteğinin döndüğü gibi döndürürken bi çok insanın ağzı açık kaldı ki gerçekten de böyle dönenini görmek zordur yahu!)
gösteride bir anlatıcı vardı: ali gül. kendisini seslendirmelerden de tanıyoruz zannımca zira adam konuşurken benim kafamdan film fragmanları geçiyordu. oldukça başarılı bir abimizdi. mevlana'yı ise yılmaz erdoğan canlandırdı. şiirlerini seslendirdi. (bana göre tüm gösteri hakkındaki fikrime de yansıyan ufak bir sıkıntı oluşturdu bu durum. evet yılmaz erdoğan çok güzel şiir okuyor gerçekten, bu yadsınamaz. fakat insan daha ak pak yüzlü birini istiyor karşısında, kafasında mevlana, kulaklarında onun dizeleri varken. ne bileyim. vurguları itibarıyla, sahnedeki mevlana, pek delikanlı bir mükremin canlandırdı gözümde.)
gösterinin en can alıcı kısımlarından beri hafızlardan birinin olağan üstü sesi ile ezan okumasıydı. bir anda keskin bir sessizlik hakim oldu ortama ve hakikaten etkilenmemenin mümkün olmadığı bir ambiyans oluştu.
bunun yanı sıra finalde, fonda ümmiye salatı(umarım yanılmıyorumdur, bilenler araştırsınlar: "Allahumme salli ala seyyidina Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim"den bahsediyorum) ile sema gösterisi ile yapıldı. derken bu güzel akşam bitti.
kişisel olarak olağanüstü bulmasamda verilen emeği görmek adına, mevlana'nın bir iki satırı dahi olsa kulaklarda gönüllerde bir iz bırakması adına izlenesi gösteri.(20 haziranda izlemiş olduğum gösterinin bildiğim kadarı ile hali hazırda bir ikincisi yok fakat muhakkak yakın zamanda tekrar gösterilecektir, o kadar emeğin bir gece için olduğunu sanmıyorum, gerekli bilgi bkm'den alınabilir.)