1920 de tbmm'in, asker kaçakları için yaptığı kanun teklifine itiraz eden mebus.
3- seferberlik emrine uymayanların malları alınır, evi yakılır. ailesi sürülür ve inat
edenlere yakalanınca idam olunur.
4- birliğinden silahlı veya silahsız olarak kaçanlar hakkında 3. madde hükmü tatbik olunur.
5- her köy ihtiyar heyeti kendi köylerindeki kaçakları yakalamaya ve hükümete teslim etmeye
mecburdur. bunda kasıt ve gevşekliği anlaşılanlar 3. madde hükümlerine göre
cezalandırılırlar.
6- kaçakları saklayanlar ve kaçmalarını teşvik denler ve kolaylık gösterenlerin malları
alınır, evi yakılır ve aileleri sürülür.
--spoiler--
kanun mecliste görüşüldüğü sırada antalya mebusu hamdullah suphi bey, söz alarak, deniliyor ki, kaçan askerin malları alınacaktır, ailesi sürülecektir. arkadaşlar, ilahi ve dünyevi hiçbir kanun hatırlamıyorum ki bir mücrimi (suçlu), değil yakalayamadık diye evlatlarını, masum çocuklarını, karısını öldürsün, kurban etsin! bu itibarla düşünüyorum, acaba hicrete götürdüğünüz, tarlasından, ineğinden, koyunundan uzaklaştırdığınız kadınlar ve çocuklar gittikleri yerlerde yaşayabilecekler mi? memleketimizin hicretler tarihini bilirsiniz; toprağından çıkan yüz muhacirden sekseni perişan olmuş, ölmüştür. madem ki, kaçak çoktur, madem ki bir çoğunu yakalayamıyoruz, o halde esasen harap olan, en büyük sefalete düşmüş olan zavallı köylerimizde son kalan evleri yakacağız, onların çocuğunu atacağız, kadınlarını süreceğiz, öldüreceğiz demektir. "hamdullah suphi tanrıöver" *
--spoiler--