-nasıl yazarsınız senaryolarınızı?
-senaryonun konusunu seçerken,kendimi kendi halime bırakırım ve benim hoşuma giden ne varsa onu izlerim etrafta,yani ''şu konu seyircinin çok ilgisini çeker'' ya da bu meselenin içinde derin duygular var'' deyip,bu tip konuların üzerine gitmektense,bir nevi uykuda gezer gibi olurum,yani bir şeylerin gelip beni bulmasını beklerim.işte o ilk yaratıcı fikrin doğuş anıdır.Ama ondan sonra çok zorlu bir yolculuk başlar benim için;ondan sonra senaryonun kurumsal yapısını kendi düşüncelerime uygulamaya çalışırım ve bu aşama hakikaten zor bir yolculuktur.Canım çıkar,çünkü o yapı,ben bunu öğrencilerime de anlatırım,evin bir yapısı vardır,her şey yerli yerindedir ve orada olmasının bir nedeni vardır,onu oradan kımıldatamazsınız.Gaudi'nin eserlerine baktığınız zaman olağanüstü bir bütünlük içinde milyonlarca detaydan oluşmuştur.Heyecan verir bu size,her şey düşünülmüştür.Düşüncenin dışında hiç birşeye yer yoktur ve bu anlamda herşeyin varlık nedenini bulmaya çalışmak çok zor,çünkü bazı şeyler çok hoşuma gidiyor ama her hoşuma giden şeyi koyamıyorum çünkü hepsinin varlık nedenini bulamıyorum.Böylece ana yapıyı oluşturmak,yan öyküleri oluşturmak,onların ana öyküyle olan ilişkilerini kurabilmek ve tabii mantıklı bir biçimde bunu karabilmek ,canım istiyor diye değil.Bu hayli zor.''
..........