odtüye yakışır en net tavırdır. hala ülkenin ne halden ne hale girdiğini fark etmeyen insanların dil uzatmalarına rağmen odtüde 5 bin kadar öğrenci bugün hazırlıktan yurtlar bölgesini de dolaşarak devrim stadına girdi, bedenleriyle odtü ayakta yazdı ve daha sonra onlarla aynı görüşte olan insanlarla keyifli saatler paylaştı. her düşünceden insan oradaydı, kendi fikirlerini dayatmak için değil, dayatmanın bir şey kabul ettirmede etkili olmadığını, etkiliymiş gibi görünmesinin sadece bir yanılsama olduğunu göstermek için gittiler oraya.
üniversiteler, bilim yuvasıdır ve bilim sana oturduğun yerden hizmet etmez, senin onun ayağına gitmen gerekir. odtülüler, bilim için boş boş oturmadıkları gibi, sorun kendi hakları ve gelecekleri olunca da boş boş oturmuyorlar. çıkıyor, yürüyor, bağırıyor ve bir şeyler yapıyorlar.
herkes klavye başında adamdır, en azından bilgisayara göre.
kaçınız kendi hakkını aramak için, ne bileyim, para üstünü vermesi için şoförün mesela, sıraya kaynak yapanı uyarmak için gıkını çıkarmış insanlarsınız? kaçınız, odtüde olsa yurtta oturup ders çalışmak yerine ya da arkadaşlarla çay içmek yerine kıçını kaldırıp bu soğukta saatlerce okulu ve diğer ters giden şeyler için tüm gırtlağıyla bağırır? burdan konuşmak bana da size olduğu gibi kolay ama aramızda bir fark var. ben bahsi geçen ortamda ordaydım ve kimin ne dediğini bilerek konuşuyorum.
bu yazıyı yazmadan önce de haberlere baktım değişik sitelerden. yanlış anlamak ya da ters anlamak o kadar zor ki. herkes aynı şeyi demiş. ama pek tabi yarın kalkıp biri alakası olmayan bir yerinden tutup lafı karşımıza gelebilir. güleriz biz de ne yapalım...
biz, gençlik olarak, algısı kapalı ya da bir şeylere zorlanabilecek insanlar değiliz. bugün bunu gösterdik. görmeyi reddederseniz bağırırız. kulaklarınızı tıkarsanız ona da yapacak bir şey buluruz. çünkü kafası çalışan insanlar için imkansız diye bir şey yoktur.
eksi edit: eksilemek de bir tavırdır, keşke fiziksel olarak da hareket etseniz ama.