şehirler arası otobüslerde ayağını nereye koyacağını bilemeden ayakları havada yolculuk etmek zorunda kalan, bu yüzden çok fena bacak ağrıları çeken; dolabın üst raflarına yetişmek için devamlı yakın bir yerlerde sandalye türü şeyler bulundurmak zorunda olan; ''kısacık boyun var ama dilin pabuç kadar'' cümlesine maruz kalan; anne ve babaları tarafından ''üzülme çocuğum, devede de boy var ama eşeğin arkasından gider'' cümlesiyle teselli edilmeye çalışılan; ''bücürük'' gibi sevimli sanılan fakat kırıcı olan lakaplar takılan; Fransızların yüksek topuklu ayakkabıyı çok daha farklı bir amaçla üretmiş olmasını önemsemeyerek istediği gibi kullanan; ''ben kısa boylu değilim, minyonum'' cümlesiyle kendisini avutan; yeni aldığı tüm pantolonların paçalarından en az bir karış kestirmek zorunda olan; sadece olduğundan daha genç görünmek hususunda mutlu olabilen insanların muzdarip olduğu durum.