Bir kere "laiklik" yönetim şekli değildir. Daha bunu söyleyebilen insanla tartışmak bile yersizdir. Ülkeler "laik" yönetilmezler, ülkeler "cumhuriyetle, meşrutiyetle vs"yle yönetilirler a benim okumayan kardeşim. Bunu bile bilmeyenlerin bu ilkeye laf etmesi komiktir.
ikincisi, ingiltere "resmi olarak" laik bir ülke değildir. Kraliçe, ingiliz Kilisesi'nin başı ve "inançların koruyucusudur". Ama ingiltere, bilimsel alanındaki kazanımlarıyla "laik bir ülke" gibi yaşamaktadır (yönetilmektedir değil). Buna rağmen, ülke halkının %75'i kendini "Hıristiyan" olarak nitelemektedir. Yani bazı yazarlarımızın sandığı gibi "dinsiz bir ülke" de değildir.
Kanunlarında laik yazılı ve laikliğin beşiği Fransa'da dahi "dini bayramlarda her yer resmi tatildir". Fransa'da halkın %60'ı bir dine inanmaktadır.
Hindistan'da hacca gitmek isteyen Müslümanlara devlet para yardımında bulunmaktadır. Aynı şekilde budistlere şunlara bunlara da dini görevlerini yerine getirmeleri için destek olmaktadır.
Daha bu örnekler çoğaltılır da gerek yok o kadar detaya sen laiklik 101 ve yönetim biçimleri 101 ile başlasan bir yılda anca geliriz bu detaylara.
Dahası o ülkelerde ateistlerin bulunması, o ülkede dinsizlik olduğunu değil, laikliğin tıkır tıkır işlediğini gösterir. Dinibütünlerle dinsizlerin ateistlerin nasıl kardeş kardeş bir arada yaşadığını anlatır. işte laiklik budur benim şakirt kardeşim. Onu bunu dinsiz diyerek kesmek, kelle uçurmak yerine, laiklik her inançlıya veya her inançsıza yaşama şansı tanımaktır.
Bugün senin alay ettiğin laiklik olmasa ABD'deki müslüman kısmın hepsi kılıçtan geçirilmeliydi. Laiklik sayesinde ingiltere'de, Fransa'da, Amerika'da nüfusun %10'undan fazlası müslüman olarak yaşayabilmektedir.
Ya Suudi Arabistan'da kaç hıristiyan var? iran'da?
O safsatalarla doldurulmuş beynini birazcık açık tutmaya bak.