kendi özünüze döner, kendinizle hesaplaşırsınız. bazen kalabalıklar içinde bile kendinizi yalnız hissedersiniz ama aslında tek başınıza kaldığınızda ruhunuz güçlenir, yenilenmeye başlar.. yalnızlık veya yalnız kalmak; oturup bu vakte kadar yaşadıklarınızı, başınıza gelenleri, etrafınızdaki insanların hal ve hareketlerini, onların size yaşattıklarını değerlendirmenizi sağlar. düşünmeye başladığınızda kendinizle yaptığınız iç hesaplaşmanız tüm bu olanlara bakışınızı değiştirir. su bulanık olmaktan berraklığa geçer, bazı şeyler su yüzüne çıkmaya başlar artık olanlara farklı bir açıdan bakmaya başlarsınız ki bu da sizin için iyidir. yalnız kalmaktan korkan insanla, kalabalıkla beraber yaşayan insan; aslında bir hiçtir..
birçok kez yaşamışsınızdır bu anları o yüzden ilk başlardaki gibi şikayet etmezsiniz lâkin yine de bilirsiniz sol yanınızda bir boşluğun olduğunu.. tüm yaşanılanlara rağmen geçmişi geçmişte bırakarak hayatı yaşamak, yaşamayı bilmek, hayattan zevk almaya çalışmak gerekir..
Ama bilirsiniz ki yalnızlık allaha mahsustur. bu yüzden üzüntünüzü, sevincinizi, derdinizi, kederinizi paylaşacağınız bir insan istersiniz; sıcacık bir gülüşünde, sarıldığında içinizi eriten o sıcaklıkta kaybolduğunuz..elinizi hiç bırakmayacak gibi tuttuğu anları hatırlarsınız, geleceği için tasarladığı planlarda; kurduğu hayallerde size ayırdığı rolleri duymayı özlersiniz.arayış içinde olmasanız bile O'nu beklersiniz.. bu sefer gönlünüze girmeye çalışan insanları sorgularsınız " acaba bu O'mu ? " diye.. ancak elbet her şeyin bir zamanı var der; sabredersiniz..
tek başınıza bazı durumlara özellikle yalnızlığa karşı koyamayacağınız zamanlarda;
"Allah ihmal etmez, imtihan eder.."
"Allah sana sıkıntı vermekle, tozunu, kirini alır, niye kederlenirsin ?" sözlerini tekrar tekrar okuyup ayakta tutarsınız kendinizi..
unutulmamalıdır ki;
hiçbir insan öylesine girmez hayatımıza;
kimileri ceza, kimileri bela,
kimileri imtihan,
kimileri ise armağan..